ÖLÜMSÜZ ÖLÜLER (2)
Öyle ki ne yeniden ölürler ne yeniden suç işlerler O günkü temiz ap ak haliyle Toprak olur kızıllaşır Ağaç olur yeşillenir Adı silinmez Hep genç O doyumsuz yaşta ip ince sere serpe Hep on beşinde yirmi beşine kalır Ölüler yaşlanmaz Ölüler kirlenmez daha dün kalır Diriler yaşamak için çırpınır Bir bataklıkta boğazına kadar gömülürken Bir bir peklenir Peklenirken teklenir Geriye bir çürümüş bir beden Pisliği bulandırmayan bir ceset Oradan oraya itelenirken Temizlemek için teneşirde yıkanır Yıkarlar defnederler herkesler gibi Geriye ne murat ne ad Unutulur gider bu yad Oda olur bir ecdat Sonra köpeklerin ağzında bir salaş Ata tuta derken avuçlanır , yenmek için dillenir Sokmak için pislik yeniden depreşir Ölen ölür başka canlar canlanır canda Can cana bakarken Yadlar öte dünyaya bize kalsın bu yalancı dünya Dokunmayın benim yabanıma Doysun kara ak olan toprağına
SosyalSanat Değişmeyen tek şey değişimdir
Hepsini okudum ve şunu farkettim; her bir şiirde bir yaşanmışlık bir tepki yada isyanın izleri vardı… Bu böyledir, şiirde her zaman yazan kadar yazdıranın da önemli bi etkisi vardır. Gayet başarılı!