admin

Sevda Bulutları (Sevda şiirleri)

Nazlım,,, neden naz eder
Ateşlenmiş yüreğim çağlar gider
Etrafım yemyeşil dallarla kaplanmış
Yanı başımda değirmenin sesi

Çağlar gider denize doğru
Gözlerim dalgalarda kayıp giderken
Ben bende değilim artık Yanı başımda çağlayan sesi
Her yanımı saran canlılar

Onlarla beraber yaşarım su konaklarında

Yeni bir dalga daha geldi
Belki senin sesin var içinde
Ayırmaya çalışıyorum ama duyamıyorum
Demek ki çok uzaklarda olmalısın

Oysa yarin sesi, su sesi
Birleşseydi yüreğimde
Ne yalnız gecelerim kalırdı Ne karanlık bulutlar
Mavi gökyüzünü kapladığında beyaz sevda bulutları

Biraz hüzünlenince yağmur olup yağardı
Biraz şenlenince güneş arasından süzülüp
Dünyayı şenlendirirdi
Sevda bulutları en çok baharda yağar yeryüzüne

Çiçekler açar, yavrular doğar, canlar çoğalır
Güneş yakıp kavuruncaya kadar

Yeniden beklenir koca bir kış….
Gelsin sevda bulutları yine hüzünlensin
Yine şenlensin diye
Yeni baharlarda …. Sevda bulutları yağmur olup yağar

Sevdam su olur dere tepe akar gider
Can verir kıyıya köşeye
Ne olur hiç gitme kışa doğru sevda bulutları
Bilirim ateş senide yakar

Güneş senide çarpar
Yeni baharlarda beklerim seni
Yine yağmur yağsın yine çiçekler açsın diye
Benimde baharım geçmeden yağ üstüme üstüme

Yağmur olup yağ,  bereket getir dünyama
Şenlik getir ruhuma, can ver yeniden canıma

Sonbahar gelip ruhuma çökmeden önce………

<İbrahim Gözel-

Twiter yazılarımız

yeni ve yeniden cumhuriyette ve demokraside buluşmak umuduyla değerlerimizi ideologları mızı kör kurşunlarda harcamadan iktidara birleşerek yürümeliyiz

yeniden yeni cumhuriyet yeni beyinlerde var olursa cumhuriyet iğreti ideoloji değil gerçek yaşayan cumhuriyet ideolojisi olur. Atatürk bile geçmişten dersler alarak kimseyi taklit etmeden kendi çağının önüne geçti bu gün bile hala o günlere öykünüyoruz

@ibrahimgozelcan
Baştakilerin ne söylediğine lâf yetiştirmeyin onun ekmeğine yağ sürersiniz .kendi gündeminizi kendiniz yaratın yeni düşünceler yeni fikirler üretin kendinizi yenilemez seniz büyüyemezsiniz eski kafa demokrat ancak eski gericilerin kulvarına düşer orada ikinci sınıf vatandaş olur

Ne çok ölüm günlerini anar olduk. yeni başlangıçlar yapmadan. cumhuriyetin mihenk taşlar birbir sökülüyor eski kafaları ortaya çıkarmak için yeni cumhuriyetin değerlerini böyle tek tek vurdular uyanın ademokratlar birleşin

İslamda aklın mühürlenişi / ihtiyaç aydınlanmayı yaratır. İslam dünyası dün ticaret yolu bu gün petrolün üstüne oturduğu sürece aklı sefil yol göstericilere itibar etmeye devam eder. karnı doyan millet düşünmez her şeye aç,açık olan milletler düşünür.düşünmeyenler düşkün olur

Birileri mehdi gelecek ortamı hazırlayalım diyordu ya MEHDİ GELDI hemde kılıçsız, insanları yaratıkları ölüm makinelerini bile inine kapattı adı CORANA MEHDİ kirlettiğimiz dünyayı temizliyor; yeni yılda yeni ve güzel dünya yaratmak umuduyla yeni yıla, yeni dünyaya merhaba
Peçe: orta çağ vebadan cinsi latif korumak kollamak içindir. Dinler kadını tüm siyah örtü ve peçe ile kapatmıştır.Veba geçince üretimin dışında kadına örtünme hem dinler hem gelenek kadına baskı aracı olarak kullanır. Beyaz veba: covid ve kapitalizm cinsi peçeye maskeye sokmuştur.
Üretmek özgürleştirir tüketmek köleleştirir, İçgüdüleri ile yaşayan canlılar sadece tüketir, aklını kullanarak yaşayanlar ürettikçe toplumu özgürleştirir. ibrahim Gözel
İslamda örtünme bence ibn’i Sina dan başlar vebadan korunma mesafe koyun demiştir cinsi korumak için kadını veba bulaşmasın diye peçeye kadar kapatmışlardır.Veba defolduğunda ise İslamiyette bilim uzaklaşınca gelenek haline gelmiş aynı zaman ataerkil toplumun baskı aracı olmuştur
Nizamülmülk ayyaş Ömer Hayyam’a zamanın en büyük rasathanesini kurdurup yeni takvimi ona yaptırmıştır biz bu kafayla o solcu o sağcı diye ayırıp hapislere tıkıyoruz bilim adamlarını daha da olmadı mı kovalıyoruz onlar Avrupa bilim üretiyor. biz kalan artıkları toplama yapıyoruz
@ibrahimgozelcan
bizlerde yeniden cemaatler savaşına başladık. Bilim adamı ve bilim az olunca bilimi Avrupa Amerika sattı biz dökülenler topladık ama yöneticilerimiz kendini padişah sandığından dolayı sarayları yeniden yenilerini inşa etti ve bizde kibir ve şatafat en yüksek seviyesinde en yüce..
@ibrahimgozelcan
22 aralık Sarıkamış 23 binden 90 bin kayıp Osmanlı İmp.’nun askeri taktik hatası büyük bir başarısız bir askeri girişimi: bilimin bitişi Türk ruhunun yok oluşa giden yolda Osmanlı bitik üst kadro liyakatsızlığı, sonuç olarak sevr ile beyliğe dönüş. İyi ki Ata-türk vardır rahat olun

1930 krizinde işçilere iş yaratırken pre kapitalisizim İslamik kapital önce işverenleri kurtarıyor ama 30’da zenginler intihar ederken bizde işsiz proleterler intihar eder ne yaman çelişki demokrat sosyalist ahkam kesiyor liberal seyrediyor ekonomist, hukukçu cezadan korkuyor.

Silah yapma değil petrolü ile silah alma derdinde vahhabilik egemen olacak diye Filistin li eline bıçak ver Allah için ölüme gönder. İslam alemi bu yüzyıldaki kadar naçar olmamıştı İsrail’e Kahhar et nafile bunlar böcek değil insan o gençler yönetemeyen rezil Müslüman yönecitisiniz
@ibrahimgozelcan
Madımak sivas halkının önünde başbağlar pkk önünde,pınarcık jitem önünde bu halka bi kıyım neden ölüm karşı ölümü yaratır. Ölüm yerine üretim yapılsaydı bu gün ölümü değil ürettiğimiz eseri otomobilleri konuşuyor olacaktık.21 yy da yarattığınız eser bu gün konuştuğumuz şeylerdir
Atatürk’e hakareti Sezen … İfade özgürlüğü demiş :hakaret etmek özgürlük olamaz. ifade özgürlüğü değil olsa olsa sadece hakaret etme serbestisi olur özgürlük bir gelişmedir. serbestlik sadece anarşi yaratır
@ibrahimgozelcan
unutMADIMAKaklımda Dün adı yezit bu gün adı Madımak: Dün 12 imamlar bu gün 33 aydın ve ölen-yakılan insanlar. Ne zaman uygarlık gelecek, artık insanımıza zulüm yerine bilimle yükselmelidir. Bu dünya bizim hepimizi yeter. 1,5 m. Çin gibi; Müslümanlar beraber yaşamayı öğrenmelidir.
@ibrahimgozelcan
Dün ve bu gün çalıştıysan yarının en yüksek yerinden kucaklayacaksın. Umudunu yarına bırakma bu gün. Yeni umudunu eline alırsan yarınki bu günlerim dünden daha güzel olur. Başaracağım dersen zirveye ulaşırsın. Havlu atarsan dağın eteklerine ancak çadır kurarsın, zirveye degil.
Yarın yakalanamayan ulaşılamayan olmayan bir gündür. Dün ise bu yaşanmış olan başarı ve başarısızlıklarının somutlaşmış halidir. Bu nedenle yarın hiç yaşanmamış bir gündür bu günde elinde ne varsa yarına taşırsın elinde bir şeyin yoksa yarının bu günden hiç farkı olmaz .
Bugün dünün birikimleri yükselir yarın bu günün hasadıdır. Yarın aslında dünün bu güne ulaşmış halidir yarın olmaz hiçbir zaman bu gün olur. yarın ileri ki zamana ötelenir dolayısıyla başarısız insanlar işlerini yarın bırakılmasından dolayı hep bu günde başarısız olurlar.
lider kendi gündemini kendi belirleyendir. Lider başkasını gündemine laf yetiştiren değil kendinden söz ettiren insanlara yön, yönelim açandır. Bizde muhalefetin iktidarın söylemine takılıp, laf yetiştireni; iktidarsız olan iktidarların çamur atanları halk hep ikinci sıraya atar
@ibrahimgozelcan
‘Neo’ kapitalist dünya taciz tecavüzle nice tomurcukları açmadan dünya güzeli çiçeklerimiz solduruyor. Ne zaman tacize, tecavüze dur diyecek yasaları, dur diyecek ahlakı dünyaya geri getireceğiz. Kapital dünyayı terk edene kadar bu zulüm sürecek mi. Çocuklara güzel dünya dilerim

Osmanlının varisi çürümüş kadroları cumhuriyet içinde yeniden var oldu ama bu kadrolar ne padişahı ne meşrutiyeti geri getirebilir Osmanlı romanını yazarak geleceğe ışık tutabilirler.Yeni kadrolar ancak eskiyi yeniden yaşatmayı değil.kendi tarihlerini ve talihlerini yazabilirler

Tarihte bir kazanan varsa birde kaybeden vardır.Selçuklu imp. beyliklere bölündüğünde nasıl tarihin kazananı Osmanlı beyliği Türkleri birleştirdiyse; Osmanlı kaybedince tekrar kazanmayacaktı, bir kazanan bir beylik olacaktı hiçbir zaman eski Osmanlı olamayacaktı tarihe bak yeter.
@ibrahimgozelcan
@ibrahimgozelcan
İstersen, önüne hedefini (amacını)koyarsan ayakların seni istediğin yere götürür. İstemeyi ve arzulamayı bırakırsan yerinde sayarsın ve birde bakmışsın hep aynı yerde zamanı,farkına varmadan hayatını boşa harcamış olursun.Hedefine doğru ilerleki yarına elinde güzel şeyler kalsın
@ibrahimgozelcan
mısırlılar ilk haçlılar(avro) geldiğinde kendi silahlarınız ve ordularınızla savaştınız ve o haçlılar açlıktan kendi etini yediler. Bu gün bilimsiz hurafe yaşıyorsunuz tepenizde Avrupa İsrail bekçisi var ve artık tüm makineleriniz avrupadan Koyun gibi boş-beleş yaşıyorsunu
@ibrahimgozelcan
Hiç bir İslam ülkesinin bir tane kendi yaptığı bir uçağı yok; hiç İslam ülkesinin kendi yaptığı otomobili ve motoru yok. Hiç bir İslam ülkesi uzaya gidebilmiş değil. Hiç bir İslam ülkesi ekonomik olarak gelişememiş hala sömürülmektedir. Sonuç: Kudüs için 60 ölü binlerce yaralı

Tarih bir kez yaşanır ikinci kez yaşanan şey sadece kopyasıdır (onun adına komedya denir; acıyı yaşatırlarsa tragedya olur)

Kaybedenler kulübü acil dağıtılmalıdır.

Bir seçimi daha geride bıraktık ama sosyal demokrat-larda iktidarın peşini bırakmadı. Oy vemekten bıkan bir teokratlarınız olduğu sürece teorilerniz hep çöker. İktidar iyi hesap yaptı. Tatilciler ve sağa oy vemeyen demokratlar ve solla beraber  yürümek istemeyen milliyetçiler bir kez daha kaybetti ve iktidardakiler çok çalışmadan yine kazandı. Muhalefet kendi reislerinin elmayla armudu birleştirmesi gibi ek-le—me -din olamadan bir hezimet daha yaşadılar. Her ne hassa bunlar kazanmış gibi yollarına aynen devam ediyorlar

Az olsun benim olsun diyor;  kötü muhalefet., Büyük götüren benden değil hür-süz, hır-sız, ar-sız diye diye ülkeyi  demokratlıktan el birliği ile uzaklaştırmaktasınız. Tek adam dönemine geçilirken  fiili başkanlıkta yaptırırsınız siz.

Yavru vatandan sonra yavru-kurt muhalefetimizde  oldu ama oda kaybetti. Kaybedenler ne zaman tarihten ve liderlikten çekilecekler  (siz çekilmezseniz onlar hep kazanacak); artık bilmiyorum:

Ama herhalde iktidarın zalimleşmesini bekliyorlar. Üstelik altımızda işid ateş yakmışken kim kimi tutuşturur.

 Başarısız olan muhalefetten çekilmelidir ve başkalarını da başarısız  olma fırsatı verilmelidir. Yoksa tek adamla birlikte sizde iktidarın küçük  ortağımısınız. Açıklayın öğrenelim kaybedenler kulübü.

İbrahim Gozel

Ne yapmalı ? ne yapma malı?

İktidardayken 300 kişi bombayla olür faili bulunmaz,
hızlı tren kazasında 65 kişi ölür hiçbir bakan ve bürokrat istifa etmez iki suçlu bulunur, herşey ona yuklenir
Muhalefetteyken iktidar ne isterse tersi istenir ne yapıyorsa yaptırmamak için uğraşır ve Muhalefet 10 seçim kaybeder ama hiçbir zaman ne istifa eder nede makamı bırakır. Suç şartlara yüklenir, iktidardaymış gibi yola devam eder; Muhalif mağlup ama bi kaç puanla kendini galip ilan eder. Mağlup ama bu yola baş koymuş galiptir.

Önce muhalefetin istifa makamını çalıştırması ve Gelenek yaratması gerekir
Muhalefet mağlubiyetin tüm sorumlulukları alıp istifa etmelidir ki iktadarı da istifaya zorlayabilsin.
İstifa etmemek için İktidardakiler eli daha güçlüdür hem suçu yönetmek ve lehine şartları üretmede elleri her şeye daha mahirdir

Biri iyi kurt bir kötü kurt hangisi kazanır sizce

bir dünya hayal ediyorum gerçekleri görecek kendi geleceğini kuracak kendi dünyasının kurup yaşatacak ama hep birlikte el ele vererek

olaylara verdiğimiz anlamları değiştirirsen hayatını da değiştirirsin
bir olay vuku bulur olay karşısında bir duygu ortaya çıkar ve biz duyguyu olayla bağlantılı anlam yükleriz
bu anlama gore hareket ederiz ne anlam verdiysek  eylem ve  eylemsizlik içine gireriz  hayatımız ona göre şekillenir o şekilde yönlenir

Çok kazanırsan o çok kaybeder  yürüyen duran kişiden ilerdedir geriye gidenden duran kişi öndedir koşanı kim gecer hızlı koşan kişi

hep karşı taraftakiler kaybederse bu sefer karşıtlar yok olur  karşıtını yok eden kedinin var oluşunu kaybeder ve kendi kendini yok eder

Mutlu ve ümitli olan insan hem kendine hem çevresine güzel insandır

Ve tabi okurken düşünmek lazım hayatla okuduklarını karşılaştırmak insan yaşarken ve çalışırken düşününce yeni şeyler yaratır

Hayatın resmi herşeyi anlatıyor başlamak bitirmek. herşey başlar ve sona erer ama sen her zaman  yeni başlangıcın olmalı hayat bir arayıştır

Gelgitler okyanusta olur  önce dere ol nehir ol sonra sırası gelir herseyin sonrasında deniz .Herkes zekidir ama kullanmasını bilmek lazım
Herkes zekidir  zekayı kulanmak için herşeyin  içine bakmak anlamak  ve bilinçlenmek gerekiyor

Bende bir iyi kurt var birde kotu kurt hangisi kazanır demiş. Kızılderili bilge hangisini beslersen o kazanır demiş

Enerji sevyeni yuksek tut olumsuz şeyler zarar veremez
vücudun zayıf düştüğü zamanlar mikroplar seni  hasta ederse duşuncesi zayıf olanı  olumsuz  düşünceler mikrop gibi   düşünceyi hasta eder

sadece güçlü dur gelgitler seni surukleyemez herşeyden yeni birşeyler yaratabilirsin olumsuzluklar içinde bile
düşün kendin ol kişilik sahibi ol yeter herkes gibi iyiyi kötüyü yasayacaksın  hepsinden faydalanırsın sen yeterli  yaşa ve zekaya sahipsin

Anavarza kalesi manzaraları -saklı hazinemiz(gömülü)

Toprakta yatan değil; Geçmiş tarih yer üstüne çıkarsa zenginleşir ve zenginleştirir.

Klikya kenti batı kapısından Anavarza Kalesi

Efesten daha büyük yerleşim alanına sahip Anavarsa kalesi tüm ihtişamı ile ayakta durmaya çalışırken yer altında yatıyor ve hala yer yüzüne çıkmayı bekliyor. Ne yazık ki talancılar koca mezar taşlarını ters çevirerek hazine arıyor. Tarih bilinci eksik toplumumuz sahipsiz ilgisiz yeraltında ki  tarihi  hala talan etmeye devam ediyor. Tepedeki kale içinde hiçbir çalışma yapılmazken küçük bir alanda yıllarca süren kazı çalışması göstermelik bir şekilde devam ediyor. Duyarsız kalan kurumlar gerileme mahkumdur. tarih yer üstüne çıkarsa zenginleşir ve zenginleştirir.
Koordinatlar: 37.256°N 35.900°E (Harita)

Anavarza, Kadirli, Ceyhan ve Kozan ilçe sınırlarının kesiştiği yerde, Kozan sınırları içerisinde, Kilikya bölgesinde bulunan antik kent. Çevresi mesire yeri olarak kullanılır. Kilikya ovasının önemli merkezlerinden olan Anavarza’nın antik kaynaklarda adı Anazarbos, Anazarba, Aynızarba veya Anazarbus olarak geçer. Adana’nın yaklaşık 70 km kuzeydoğusunda, Dilekkaya köyündeki antik şehir, Sunbas çayının Ceyhan ile birleştiği yerin 8 km kuzeyinde ada gibi yükselen bir tepe üzerindedir.

Kentin Roma İmparatorluk Devri öncesi tarihi hakkında hemen hemen hiçbir bilgi yoktur. MÖ 19 yılında İmparator Augustus tarafından ziyaret edilen kent “Anazarbus yanındaki Caesarea” diye anılmaya başlamıştır. Anazarbus veya Anabarzus adının esasen kente hakim olan ve Çukurova düzlüğünün en çarpıcı fiziki oluşumlarından biri olan 200 metre yüksekliğindeki kaya kütlesine ait olduğu ve belki Eski Farsça Na-barza (“Yenilmez”) adından tahrif edildiği düşünülebilir.

Anavarza Roma İmparatorluk Devrinin ilk iki yüzyılı boyunca büyük bir varlık göstermemiş, Kilikya başkenti Tarsus’un gölgesinde kalmıştır. Tarsus günümüze kadar yaşayabilmiştir ama bunun karşılığında tarihi anıtlarının büyük bir bölümünü kaybetmiştir. Roma imparatorlarından Septimius Severus’un, Pescennius Niger ile yaptığı iktidar savaşı sırasında, Severus’un tarafını tutan kent, onun Niger’i 194 yılında İsos’ta yenerek imparatorluğun tek hakimi olmasından sonra ödüllendirilmiş, tarihinin en parlak dönemini yaşamaya başlamıştır. 204-205 yıllarında Kilikya, İsauria ve Likaonia eyaletlerinin metropolisi olmuştur.

260 yılında diğer Kilikya kentleri gibi Anavarza da Sasani Kralı Şapur tarafından fethedilmiştir. 4. yüzyılda İsaurialı Balbinos tarafından tahrip edilmiş olan Anavarza, İmparator II. Theodosius zamanında 408 yılında kurulan Cilicia secunda’nın ve eyaletin başkenti olmuştur.

525 yılındaki büyük depremden zarar gören kent İmparator İustinianus tarafından onartılarak İustiniopolis adıyla onurlandırılmıştır. Ancak 561 yılında ikinci kez deprem felaketine ve bunu hemen izleyen büyük bir veba salgınına uğramıştır. İslam İmparatorluğunun zuhurundan sonra Arap ve Rum devletleri arasındaki sınır bölgesinde kalan kent sürekli akın ve savaşlarla tahrip edilmiş ve nüfusunun büyük bir bölümünü kaybetmiştir.

Kilikya Krallığı ve Kozanoğlu Beyliği
11. yüzyıl ortalarında kent, Bizans Devleti’nin Kars bölgesinde yeni fethettiği Ermeni topraklarından göç ettirilen Ermenilerle iskân edilmiştir.

Malazgirt Savaşından sonra Anadolu’da merkezi otoritenin iflası üzerine, Kars’ın son Ermeni kralının oğlu veya torunu olduğu iddia edilen Rupen adlı Ermeni askeri şefi 1080 yılı dolayında Sis (Kozan) ve çevresinde bir dizi Bizans kalesini ele geçirerek beyliğini ilan etmiştir. Rupen sülalesi 1097’den sonra bölgeye gelen Haçlıların ve 1277’den sonra Moğolların desteğiyle bölgede egemenliğini 1375 yılına kadar korumayı başarmıştır. Rupen soyundan gelen II. Levon (1189-1219) Anamur’dan İskenderun Beleni’ne uzanan alanda egemenliğini pekiştirerek 1199 yılında Papa’nın tevdi ettiği “Ermenistan Kralı” tacını giymiştir.

Rupen oğulları döneminde yeniden inşa edilen Anavarza Kalesi, hanedanın (Sis Kalesi ile birlikte) iki ana ikametgâhından biri ve hanedan mensuplarının gömüldüğü mahal olarak önem kazanmıştır. 1950’li yıllara kadar kale içinde görülebilen anıt-mezarlar halen tahrip edilmiş olup yazıtları da kayıptır.

14. yüzyıldan itibaren Anavarza yöresinde Varsak ve Avşar Türkmenleri egemen olmuş ve 16. yüzyıldan itibaren Kozanoğulları yönetiminde fiilen bağımsız bir Türkmen beyliği Sis ve Anavarza Kalelerinde egemen olmuştur.Halkın hak ve hukukunu yüzyıllarca dış saldırılara karşı korumuşlardır.Osmanlı Devletinin konar-göçer Türkmenleri yerleşik hayata geçirme politikasına karşı çıkmışlardır. Kozanoğlu Beyliği üzerine 1864-1866’da Derviş Paşa kumandasındaki Fırka-yı İslahiye gönderilmiştir.
Vikipedi, özgür ansiklopedi

Beykoz-Yoros kalesi ve Yuşa tepesi manzaraları

Yoros kalesi İstanbul’da Anadolukavağı sırtlarındaki Doğu Roma döneminden kalma kaledir. İmparatorluk zayıf düştükten sonra Cenevizlilerin eline geçmiş ve uzun süre onların elinde kalmıştır; bu yüzden bir Ceneviz kalesi olduğu inancı doğmuştur. Kalenin kapladığı alan İstanbul çevresindeki diğer bütün kalelerin kapladığı alandan çok daha büyüktür. İç kesimdeki kulelerin bazıları hâlâ iyi durumdadır ve duvarlarda Yunanca yazıtlar göze çarpar.[1] Adının nereden geldiği kesin olarak bilinmemektedir. “Kutsal yer” anlamına gelen Hieron’dan geldiği görüşü oldukça yaygın olmakla birlikte, antik çağ tanrılarından Zeus’un sıfatı olan “uygun rüzgarlar” anlamına gelen ourios’tan geldiği de iddia ediliyor. Ayrıca Yoros adının doğrudan doğruya “dağ” anlamındaki oros’tan geldiği de düşünülmektedir.[2]

Vikipedi, özgür ansiklopedi

Yuşâ Peygamber
Türbede gömülü olan zatın Yuşâ (m. ö. 1082-972) olduğunu inanılmaktadır. Yuşâ Peygamber bir rivayate göre Musa Peygamber ile birlikte Mecmeul-Bayreyn’e (Boğaziçi) gelmiş ve vefat ederek bu tepeye gömülmüştür. Çeşitli tefsirlerde Yuşâ’nın Musa’nın vefatından sonra peygamber olarak görevlendirildiği, Hıristiyanların ve Yahudilerin ona Yeşu dedikleri nakledilir.[kaynak belirtilmeli]

Tarih
Burası tarihin ilk dönemlerinden itibaren kutsal bir yer olarak kabul edilmiş ve çeşitli uygarlıklar burada kendi dinlerinin mabet ve tapınaklarını inşa etmişler. İlkçağlarda burada Zeus tapınağının bulunduğu ve Bizans döneminde bu tapınağın Hagios Michael adında bir kiliseye çevrilmiş. Depremde, belki de bu yapıları 1509 yılında yıkılmış.

Osmanlı döneminde bu tepeye, Sadrazam 28. Çelebizade Mehmet Sait Paşa tarafından 1755 tarihinde bir mescit yaptırıldı. Aynı zamanda burada bulunan ve halk arasında Yuşa Peygamber’e ait olduğu düşünülen mezarın etrafına kagir bir duvar çektirmiş ve türbenin bakımını yapmak için görevliler tayin ettirmiş. Tarih boyunca ziyaretçileriyle bütünleşen ve hep insanların ilgi odağı olmayı sürdüren bu tepede, III. Selim (1789- 1807) döneminin bazı yıllarında, izdihamdan dolayı ‘fitneye mahal olmasın’ düşüncesiyle mevlid okunması bile yasaklanmıştır.

Devamını Oku »

Batinilik tarihsel gelişimi

Bâtınîlik ya da Bâtın’îyye (Arapça: الباطنية‎, El-Bāṭiniyyeh); Ayet ve hadislerin ilk görünür anlamlarının dışında ve daha derinde gerçek anlamları bulunduğu, bu anlamları ancak Tanrı ile ilişki kurabilen masum imâmların bilebileceği görüşünü savunan fırkaların ortak adıdır. Yani İslâm dünyasında, Kur’an ayetlerinin görünen mânâlarının yanı sıra gizli anlamlarının da olduğunu ileri sürerek ayetleri buna göre yorumlayan akıma Bâtınîlik, bu akımın düşüncesini benimseyen kişiye de Bâtınî denir.

Alıntı:…….

Konu başlıkları


Kızlarkayası manzaraları (efsanesi) Çekerek // ve // Erciyesin dumanlı manzaraları

Kızlar Kayası Efsanesi – Çekerek – Yozgat
Çekerek’ten Zile’ye giderken Çekerek ırmağının yanında Cenevizler döneminde yapılmış yüksek ve sivri bir kayanın üzerinden ırmak yönüne doğru ve toprak altında yaklaşık iki yüz merdivenle inilen bir kaya vardır.Söylentiye göre; kayanın doğusundaki yüksek tepeye yerleşenler Irmaktan su almak için bu merdivenleri yapmışlardır. Bir Rum Beyinin hasta kızı için bu merdivenleri yaptırdığı da rivayet edilmektedir. Bir başka rivayete göre ise keşişin birinin güzel bir kızı varmış, iki genç, bu kızı isterlermiş. Keşişin işe kızını her iki gence de vermek gibi bir niyeti yokmuş. Gençlerden birine bu yüksek kayadan girilerek merdivenlerle Irmağın karşı tarafına geçilecek bir yol yapmasını; öteki gençten ise ırmağın üzerinden geçecek bir köprü inşaa etmesini ister. Kim önce bitirirse kızı ona verecektir. (Kızlar Kayasından 500 mt. aşağıda bu köprünün ayakları mevcuttur.) iki gençten biri köprüyü, diğeri merdivenli geçit tünelini yapar. Ancak birbirlerinden haberdar değildirler.

Keşiş köprüyü yapan gence ötekinin daha önce bitirdiğini kızı ona vereceğini söyler. Bunu duyan genç kafasına külüngü vurarak kendini öldürür. Keşiş daha sonra kayayı oyan gence, kızı köprüyü önce bitirdiği için öteki gence verdiğini söyler. Bunun üzerine bu genç de kendisini yüksek kayalardan aşağı atarak öldürür.

Open office yardımı (dbase) veritabanı programlama

 

Belgeye bir denetim eklemek için

  1. Form Denetimi araç çubuğunda eklemek istediğiniz denetimin simgesine tıklayın.
  2. Belge içinde, denetimi oluşturmak için sürükleyin. Kare bir denetim alanı oluşturmak için, sürüklerken Shift tuşuna basılı tutun.
Bir tablonun alan listesinden bir alan eklemek veya bir forma sorgu eklemek için, hücreyi forma sürükleyin. Metin belgesi içinde aynı zamanda bir sütun başlığını bir alan eklemek için de forma sürükleyebilirsiniz. alan için bir etiket eklemek için, Ctrl+Shift tuşlarına sütun başlığını sürüklerken basılı tutun.

Denetimi Düzenlemek

  1. Denetime sağ tıklayın ve Denetim’i seçin. Denetimin özelliklerini seçebildiğiniz bir iletişim penceresi açılır.
  2. Denetim için bir hızlandırıcı tuş belirlemek isterseniz, denetimin başlık alanındaki karakterin önüne bir yaklaşıklık işareti(~) ekleyin.
  3. Denetimleri bir belgeden başka bir belgeye sürükleyip bırakabilirsiniz. Belgeler arasında denetimleri kopyala ve yapıştır da yapabilirsiniz. Bir denetimi başka bir belgeye eklediğinizde LibreOffice veri kaynağını, içerik türünü ve denetimin içerik özelliklerini inceler. Böylece denetim hedef belgedeki mantıksal yapıya uydurulur. Örneğin, bir adres defterinden içerik görüntüleyen denetim farklı bir belgeye kopyaladıktan sonra da aynı içeriği görüntüler. Bu özellikleri Form özellikleri penceresinin Veri sekmesi sayfasında inceleyebilirsiniz.

Seçim

Bu simge fare işaretçisini seçili kipe değiştirir veya bu kipi kapatır. Seçme kipi mevcut formun denetimlerini seçmek için kullanılır.

 

Tasarım Kipini Aç/Kapat

Tasarım kipini açar ya da kapatır. Bu işlev Tasarım ve Kullanıcı kipleri arasında hızlı geçiş yapılmasını sağlar. Form denetimlerini düzenlemek için etkinleştirin, form denetimlerini kullanmak için kapatın.

Tasarım Kipi Açık/Kapalı

 

Kontrol Özellikleri

Seçilen bir kontrolün özelliklerinin düzenlenebileceği bir iletişim penceresi açar.

Denetim

 

Form Özellikleri

Bu iletişim penceresi içerisinde, diğerleri arasında, veri kaynağını ve tüm formun olaylarını belirtebilirsiniz.

Form Özellikleri

 

Onay Kutusu

Bir işaret kutusu oluşturur. İşaret kutuları bir form içindeki bir işlevi etkinleştirmek veya devre dışı bırakmaya imkan verir.

 

Metin Kutusu

Bir metin kutusu oluşturur. Metin kutuları kullanıcının metin girebildiği alanlardır. Form içerisinde, metin kutuları verileri gösterir veya yeni veri girişine izin verir.

 

Biçimlendirilmiş Alan

Biçimlendirilmiş bir alanı oluşturur. Biçimlendirilmiş bir alan girdi ve çıktıların nasıl biçimlendirileceğini ve hangi sınırlama değerlerinin uygulandığını tanımlayabildiğiniz bir metin kutusudur.

Biçimlendirilmiş bir alan özel denetim özelliklerine sahiptir (Biçim-Denetim seçin).

 

Gönderme Düğmesi

Bir düğme oluşturur. Bu işlev, fare tıklaması gibi tanımlı bir olay için komut çalıştırmak için kullanılabilir.Bu düğmelere metin ve grafik uygulayabilirsiniz.

 

Seçenek Düğmesi

Bir seçenek düğmesi oluşturur. Seçenek düğmeleri kullanıcının birden fazla seçenek içinden birini seçmesini sağlar. aynı işlevdeki seçenek düğmelerine aynı isim verilir (İsimözellik). Normal durumda, onlara bir grup kutusu verilir.

 

Liste Kutusu

Bir liste kutusu oluşturur Liste kutuları, kullanıcıların listeden bir girdi seçmesini sağlar. Eğer form veriabanına bağlıysa ve veritabanı bağlantısı etkin ise, Liste Kutusu Sihirbazı liste kutusu sihirbazı belgeye eklendiğinde otomatik olarak belirecektir. Bu sihirbaz size liste kutusu oluşturmanızda yardımcı olacaktır.

 

Açılır Kutu

Bir açılır kutu oluşturur. Açılır kutu sihirbazı, kullanıcıların bir seçenek seçebileceği tek satırlık bir liste kutusudur. Liste kutusuna “salt okunur” özelliği atayarak kullanıcıların mevcut listede bulunan girdiler dışında başka girdiler ekleyememesini sağlayabilirsiniz. Eğer form bir veritabanına bağlı ise ve veritabanı bağlantısı etkin ise, Açılır Kutu Sihirbazı siz belgeye açılır kutu ekledikten sonra otomatik olarak belirecektir.

 

Alan Etiketi

Metin görüntülemek için bir alan oluşturur. Bu başlıklar sadece öntanımlı metni göstermek içindir. Bu alanlara girdi yapılamaz.

 

Daha Fazla Denetim

Daha Fazla Denetim araç çubuğunu açar.

Düşünce gücüyle tedavi

DÜŞÜNCE GÜCÜYLE TEDAVİ

 

Her birimiz tüm yaşam deneyimlerimizden yüzde yüz sorumluyuz.

Aklımızda oluşan her düşünce geleceğimizi yaratmaktadır.

Güç merkezi daima yaşadığımız anın içindedir

Herkes kendinden nefret ve suçluluk yüzünden acı çeker.

Herkes için en büyük mutsuzluk,   ” yeterince iyi değilim” diye düşünmektir.

Dargınlık ve güceniklik olumsuz eleştiri ve suçluluk en zarar verici düşünce kalıplarıdır.

Kırılma ve gücenme, darılma duygularımızın üstesinden gelebilmek kanseri bile yok edici bir düşünce              gücüdür.

Kendimizi gerçekten sevdiğimiz zaman, hayatımız her yönüyle düzene girer.

Geçmişimizden kurtulmalı ve herkesi bağışlamalıyız

Olumlu değişimlerin anahtarı, şimdi ve burada kendimizi onaylamak ve kabul etmektir.

Bedenimizde ” hastalık” denen şeyin yaratıcısı biziz  sy;13