Ev / Gezi resimleri / Anavarza kalesi manzaraları -saklı hazinemiz(gömülü)

Anavarza kalesi manzaraları -saklı hazinemiz(gömülü)

Toprakta yatan değil; Geçmiş tarih yer üstüne çıkarsa zenginleşir ve zenginleştirir.

Klikya kenti batı kapısından Anavarza Kalesi

Efesten daha büyük yerleşim alanına sahip Anavarsa kalesi tüm ihtişamı ile ayakta durmaya çalışırken yer altında yatıyor ve hala yer yüzüne çıkmayı bekliyor. Ne yazık ki talancılar koca mezar taşlarını ters çevirerek hazine arıyor. Tarih bilinci eksik toplumumuz sahipsiz ilgisiz yeraltında ki  tarihi  hala talan etmeye devam ediyor. Tepedeki kale içinde hiçbir çalışma yapılmazken küçük bir alanda yıllarca süren kazı çalışması göstermelik bir şekilde devam ediyor. Duyarsız kalan kurumlar gerileme mahkumdur. tarih yer üstüne çıkarsa zenginleşir ve zenginleştirir.
Koordinatlar: 37.256°N 35.900°E (Harita)

Anavarza, Kadirli, Ceyhan ve Kozan ilçe sınırlarının kesiştiği yerde, Kozan sınırları içerisinde, Kilikya bölgesinde bulunan antik kent. Çevresi mesire yeri olarak kullanılır. Kilikya ovasının önemli merkezlerinden olan Anavarza’nın antik kaynaklarda adı Anazarbos, Anazarba, Aynızarba veya Anazarbus olarak geçer. Adana’nın yaklaşık 70 km kuzeydoğusunda, Dilekkaya köyündeki antik şehir, Sunbas çayının Ceyhan ile birleştiği yerin 8 km kuzeyinde ada gibi yükselen bir tepe üzerindedir.

Kentin Roma İmparatorluk Devri öncesi tarihi hakkında hemen hemen hiçbir bilgi yoktur. MÖ 19 yılında İmparator Augustus tarafından ziyaret edilen kent “Anazarbus yanındaki Caesarea” diye anılmaya başlamıştır. Anazarbus veya Anabarzus adının esasen kente hakim olan ve Çukurova düzlüğünün en çarpıcı fiziki oluşumlarından biri olan 200 metre yüksekliğindeki kaya kütlesine ait olduğu ve belki Eski Farsça Na-barza (“Yenilmez”) adından tahrif edildiği düşünülebilir.

Anavarza Roma İmparatorluk Devrinin ilk iki yüzyılı boyunca büyük bir varlık göstermemiş, Kilikya başkenti Tarsus’un gölgesinde kalmıştır. Tarsus günümüze kadar yaşayabilmiştir ama bunun karşılığında tarihi anıtlarının büyük bir bölümünü kaybetmiştir. Roma imparatorlarından Septimius Severus’un, Pescennius Niger ile yaptığı iktidar savaşı sırasında, Severus’un tarafını tutan kent, onun Niger’i 194 yılında İsos’ta yenerek imparatorluğun tek hakimi olmasından sonra ödüllendirilmiş, tarihinin en parlak dönemini yaşamaya başlamıştır. 204-205 yıllarında Kilikya, İsauria ve Likaonia eyaletlerinin metropolisi olmuştur.

260 yılında diğer Kilikya kentleri gibi Anavarza da Sasani Kralı Şapur tarafından fethedilmiştir. 4. yüzyılda İsaurialı Balbinos tarafından tahrip edilmiş olan Anavarza, İmparator II. Theodosius zamanında 408 yılında kurulan Cilicia secunda’nın ve eyaletin başkenti olmuştur.

525 yılındaki büyük depremden zarar gören kent İmparator İustinianus tarafından onartılarak İustiniopolis adıyla onurlandırılmıştır. Ancak 561 yılında ikinci kez deprem felaketine ve bunu hemen izleyen büyük bir veba salgınına uğramıştır. İslam İmparatorluğunun zuhurundan sonra Arap ve Rum devletleri arasındaki sınır bölgesinde kalan kent sürekli akın ve savaşlarla tahrip edilmiş ve nüfusunun büyük bir bölümünü kaybetmiştir.

 

Kilikya Krallığı ve Kozanoğlu Beyliği
11. yüzyıl ortalarında kent, Bizans Devleti’nin Kars bölgesinde yeni fethettiği Ermeni topraklarından göç ettirilen Ermenilerle iskân edilmiştir.

Malazgirt Savaşından sonra Anadolu’da merkezi otoritenin iflası üzerine, Kars’ın son Ermeni kralının oğlu veya torunu olduğu iddia edilen Rupen adlı Ermeni askeri şefi 1080 yılı dolayında Sis (Kozan) ve çevresinde bir dizi Bizans kalesini ele geçirerek beyliğini ilan etmiştir. Rupen sülalesi 1097’den sonra bölgeye gelen Haçlıların ve 1277’den sonra Moğolların desteğiyle bölgede egemenliğini 1375 yılına kadar korumayı başarmıştır. Rupen soyundan gelen II. Levon (1189-1219) Anamur’dan İskenderun Beleni’ne uzanan alanda egemenliğini pekiştirerek 1199 yılında Papa’nın tevdi ettiği “Ermenistan Kralı” tacını giymiştir.

 

Rupen oğulları döneminde yeniden inşa edilen Anavarza Kalesi, hanedanın (Sis Kalesi ile birlikte) iki ana ikametgâhından biri ve hanedan mensuplarının gömüldüğü mahal olarak önem kazanmıştır. 1950’li yıllara kadar kale içinde görülebilen anıt-mezarlar halen tahrip edilmiş olup yazıtları da kayıptır.

14. yüzyıldan itibaren Anavarza yöresinde Varsak ve Avşar Türkmenleri egemen olmuş ve 16. yüzyıldan itibaren Kozanoğulları yönetiminde fiilen bağımsız bir Türkmen beyliği Sis ve Anavarza Kalelerinde egemen olmuştur.Halkın hak ve hukukunu yüzyıllarca dış saldırılara karşı korumuşlardır.Osmanlı Devletinin konar-göçer Türkmenleri yerleşik hayata geçirme politikasına karşı çıkmışlardır. Kozanoğlu Beyliği üzerine 1864-1866’da Derviş Paşa kumandasındaki Fırka-yı İslahiye gönderilmiştir.
Vikipedi, özgür ansiklopedi

Hakkında admin

Check Also

ÖRTÜNMEK ŞART OLDU ——(COVİD 19)—-birinci şartı

OKUMADAN GEÇERSENİZ SİZDE KAYBEDERSİNİZ,,,,,,,,,!!! Bu yazıdan sonra şapka çıkarmayacaksınız Artık şapka takacaksınız (zorunlu)             Artık ...

Bir yorum

  1. I just stumbled upon your blog while sencrhiag for good photos of Ankara, which is my hometown. Right now, I’m living in Germany but I was born and I grew up in Ankara. It has a very special place for me. It is always shocking for people of Ankara, when someone else, especially if they’re foreigners, love Ankara somehow, for there’s nothing really special about it according to the people who live in İzmir or İstanbul. Anyway, it was nice to see someone likes it. Your photos made me miss Ankara, even though I’m not fond of its citizens. Have a nice time there!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.