admin

Aşk bahçesi (aşk şiiri)

Aşk bahçesi

Rüzgarla savruluyor ruhum
Taçlanmış çiçek tozu gibi
Gidiyorum gündüz geçe
Aşkımı arıyorum yollarda

Sevgi arıyorum yıllarda
Koca koca yıllar devirmişim
Kocaman hayaller ardımda
Yaşanmamış günlerimde

Hüsran olmadan aşkım gel bana
Uzat elini ellerim boş kalmasın
Bir kere gül yeter
Sana gül bahçesi alayım

Bir el ver ellerime
Ruhumu vereyim sana
Kalplerimiz boş kalmasın
Açılın kalpler aşka gidelim

İbrahim Gözel

Adı yasemin (aşk şiiri)

Adı Yasemen

Bir gül sevdim adı yasemen
Koklamak ister sevdam
Beyhude sevdaya tutuldum birden
Göz göze gelmek kalp kalbe bakmak

Hayallerde dolaşmak uçmak gökyüzüne rüyalarda
İçim içime sığmıyor bilmem nedendir
Hep seni düşünürüm, her yerde seni görürüm
Bir an bile aklımdan çıkmaz hayalin

Seni gördükten sonra düşkün oldum
Sesin sanki içimi aydınlatıyor birden
Artık yapamıyorum seni düşünmeden, seni görmeden
Bu aşka düşmeden önce

Düşünmeden dolaşırdım kırda bayırda
Bu sevdaya düşmeden önce
Ne gam bilirdim ne kasevet ne yarenlik
Bu sevdaya düşmeden önce

Bu sevdan alıp götürdü bilinmeze
Aşkı bilmezdim seni görmeden önce
Sarhoş gibiyim kafam hafiften bulanık.

Oysa sudan başka birşey içmedim dünden önce
Beni ne sarhoş etti; söyle ne olur yasemen çiçeği
Yasemeni hep uzaktan görmüştüm alımlı ve çalımlı
Yakınken bir eli göğsünde bir eli dizlerinde

Çekiştiriyordu tahrik edercesine
Sarhoş eden çiçeği doyasıya koklamak
Kokladıkça daha sarhoş olmak
Sarhoşken dünyaya yeniden şöyle bir bakmak

Ne kadar güzel görünürdü buğulu gözlerde o dünyam
Oysa o dünya aynı dünya
İnsanı düşkün eden O pembeler alıp götürür başından
Kimini savurur yellerde, kimini savurur yerlerde

Kimi kucakta gezinir, kimi ocakta, kimi kaçakta, kimi yatakta debelenir
Gel güzelim seyreyleyelim yeni dünyamızı
Yeni yetme aşıklar gibi
O aşk ki kimini de alır götürür pembe bulutlar üstüne

Hiç inmek istemez yeryüzüne
Aşkın serabıdır pembe bulutlar; Yaklaştıkça yok olur
Arzular kamçılanır, bir duman çıkar, ateş olur köz olur
Sonrasında bir gonca çiçek açar ona bakar, bakar.

Yeni sevdalara yol olur, sevgi olur
Sevgi çiçeği açar yer yüzünde orman olur
köy olur şehir olur.

:İbrahim Gözel

 

Uzun yürüyüş, şiir, hayal

Uzun Yürüyüş

İlk hatırlayabildiğim
Küçük güzel çizdigim resim
İlk sıraya oturuşum
Yeni yeni arkadaşlarım.

Sonra çok eskilerden hatırladığım
Acı tatlı anılarım
Uzun yürüyüşün başlangıcı hepsi
Hatırlayamadıklarım büyüklerimde kaldı
Hatırladıklarım bende

Hayaller kurardım kocaman hayaller
Büyüklerim hayallerini satardı bana
Benim hayallerim onların ki kadardı.

Ben babamın küçüğüydüm
Sonrasında ona benzedim biraz
O kadar uğraş vermişti oysa
Onu yapma bunu yapma şunu yap bunu yap

Bir kulaktan girer öbür kulaktan çıkardı hep
Yinede bir şeyler kaldı bende

Taklit ederek geliştim büyüdüm
Artık babam kadardım
Biraz oradan biraz buradan biraz şuradan
Hocadan hacıdan arkadaşlardan dedelerden anneden
Ögrendiklerimle basladım uzun yürüyüşe

Nice anılar kaldı geride
Nice yalnızlıklar kaldı bende

Çevremde yeni doğanlar gördüm
Komşulardan bir bir uzun yolculuğa gidenler
Belki geriye hiç gelmediler
Yeni doğanlar sanki gidenlerin yerine gelir gibiydiler
Gidenleri adı konurdu sanki onda yaşatırlardı

Komşulardan bize de geldi.
Uzun yürüyüşün son yolculuğu

Önce dedem sonra babaannem
Göçüp gittiler bu dünyadan
Yeni yeni yeğenler geldi dünyaya
Eskiler göçüp giderken bin gönül dolusu gözyaşı

Yeniler gelirken bin gönül dolusu gülüş
Hep beraber yaşadık  ailecek.

Tabii uzun dargınlıklarda yaşadılar için için üzüldüler
Her üzüntü bir hücre kopardı bedeninden

Sonrasında evimizin direği babamız alıp gitti başını…….
Ve sanki büyük bir parça koptu yüreğimizden
Bıraktığı boşluğu doldurmak kolay mı?

Bu sebepledir ki   nerde bir kuşun kanadı kırılsa
Nerde  büyük bir acı yaşansa
Ve hatta eski Türk filmlerine bile
Kendiliğinden boşanır gözlerimin yaşı

Görenler ne oldu gözlerine dediğinde
Anlatamam ki içimden kopan fırtınaları,
Benden alıp götürdüklerini anlatamam ki.

Birde üstüne eklenen ayrılık acısı
Beni tümden yaptı yufka yürekli
Bu uzun yürüyüşün en son heykelini

İbrahim Gözel

Saroz körfezini gülleri Sultaniçe, Gülçavuş sahilleri ve Enez

Gülçavuş, Edirne ilinin Enez ilçesine bağlı bir köydür.

Tarihi
Gülçavuş, Sultaniçe köyü ile yan yana olup her iki köyün sahili Saros’dadır. Sultaniçe Köyü Abdülhamit’in vakıf arazisi olup padişahın hanımına izafeten Sultaniçe olarak isimlendirilmiştir. Köy 1877-78 Rus Savaşı (93 harbi) yıllarında gelen Pomak göçmenlerce kurulmuştur.

Kültür
Köyün geleneklerinde Hıdırallez bahar kutlamaları düğünler kına geceleri vardır. Düğünlerde öncelikle tüm köylüyle birlikte yemek yenir ve sonra konvoy yapılır daha sonra düğün başlar. Yemekleri soğan yahnisi, keşkek ve kaşadır.

Coğrafya
Edirne iline 200 km, Enez ilçesine 20 km uzaklıktadır.

İklim
Köyün iklimi, Trakya karasal iklimi etki alanı içerisindedir.

Ekonomi
Köyün ekonomisi tarım ve hayvancılığa dayalıdır.

Şerif Gören’in Kurbağalar filmi burada çekilmiştir

Kurbağalar, başrolünde Hülya Koçyiğit’in rol aldığı 1985 yapımı Şerif Gören filmi.

Yabancı televizyon kurumlarına satılan ilk Türk filmidir.

Gülçavuş köyü yakınlarında çekilmiştir.

Film, Trakya’da bir köyde kurbağa toplayarak geçinen dul bir köylü kadının yaşam mücadelesini ve aşkını anlatır.

Enez Kalesi

Ainos Antik Kenti

Günümüzden 7 Bin 500 Yıl Önce Kurulan, Türkiye’nin En Batı Ucundaki Edirne’ninEnez İlçesinde yapılan kazı çalışmalarında vurulan her kazmanın altından tarih fışkırıyor.

Antik Çağda Ainos olarak bilinen Enez’in kuruluşuna ait, tarihi kaynaklarda değişik kayıtlar bulunmaktadır. Ainos adına ilk kez Homeros’un ünlü eseri İliada Destanında rastlanmaktadır. Homeros, bu eserinde Enez’den bir Trak şehri olarak söz etmektedir.

Aynı şekilde Antik Çağ yazarlarından Strabon, Homeros’un görüşüne katılarak, Enez’in Trak kralı Poltys’ten dolayı, Poltyobria olarak adlandırıldığını yazmaktadır. Kentin akropolünü oluşturan bugünkü kale içinde yapılan arkeolojik kazılarda M.Ö.4. ve 3. bin yıla tarihlenen çömlek kalıntıların bulunması, buradaki yerleşimin Kalkolitik Çağ’a kadar gittiğini kanıtlamaktadır.

Ancak, Antikçağ tarihçilerine ve kaynak niteliğindeki diğer belgelere göre Enez (Ainos), ilk kez Aioller, daha sonra Mitilene (Midilli) ile Kymeliler tarafından koloni olarak kurulmuş ve M.Ö. 7. yy.dan itibaren Eski Yunan kültürü çerçevesinde bir şehir devleti (Polis) olarak gelişmiştir. Bazı antik kaynaklar Ainos’un, Odysseus’un arkadaşı Gencus’un kardeşi, diğerlerinde ise, Aineas şehrin kurucusu (Eponoymos) olarak gösterilmektedir.

1971 yılından itibaren kale içinde ve dışında yapılmaya başlanan kazı ve sondaj çalışmalarından ele geçen çeşitli buluntular ile kale girişinin 30 m. doğusunda yapılan inşaat temeli kazısında, M.Ö. 6. yy.ın sonlarına tarihlenen dört adet Aiol sütun başlığının bulunmuş olması, söz konusu tarihi bilgilerin en önemli kanıtlarıdır.

12. yy.da onarılan kalenin içerisinde, Enez’in simgesi özelliğini taşıyan Ayasofya, zengin mozaik döşemeli küçük bir kilise ve bir de şapel olarak kullanılmış mağara bulunmaktadır. Burada bulunan Pan ve dans eden su perilerini tasvir eden kabartma Edirne Müzesi’ndedir. Kalenin anıtsal giriş kapısı yanındaki duvarda da beyaz mermerden bir Trak süvarisinin tasviri görülmektedir.

Ayrıca kale içerisindeki sivri Osmanlı kemeri de yapının Türkler tarafından da kullanıldığını kanıtlamaktadır.Enez’de 1971 yılında başlayan arkeolojik kazı çalışmaları, İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Taşınabilir Kültür Varlıklarını Koruma ve Onarma Bölümü Başkanı Prof. Dr. Sait Başaran gözetiminde yürütülüyor. Başaran, “Enez, Antik Çağ’da 15 bin nüfuslu bir yerleşim birimiymiş, şimdi ise 3-4 bin. Çıkan tarihi eserlei Edirne Müzesi’ne teslim ediyoruz” dedi.

Gönül Çiçeği

Bir çiseden tatlı söz kondu yüreğime
Aşk çiçeğim yine şenlendi
Kendi kendine filizlendi
Aşk çiçeğini gönlümde besledim
Imbik imbik su taşıdım günlerce

Hayallerim her yerde
Denizi dinledim
Denizde senin sesin vardı
Denize baktım senin suretin vardı içinde

Her nereye baksam sen varsın içinde
Dağlarda sen denizlerde sen
Hep senle ben
Arabalar yanımdan gelip geçerken
Yine sen vardın gönlümde

Gönül çiçeğimi suladım günlerce
Sana hiç söylemeden
Dudaklarından dökülen tatlı sözler içindi hep
Söz vermiştin gelirim diye
Haberleşelim demiştin
Olmadı işte yine

Gönüller taht ister
Bahtını taht üstünde ister
Bahtın tahtı olmaz
Kimi yaşar taht üstünde kimi toprak üstünde

Gönüller taht üstünde ister çiçeğini
Çiçekler taht üstünde degil toprakta büyür
Sevgiyle beslenir
Bir tatlı gülüşle boy atıverir

Sözler unutuldu yine
Hayırlardan hiç hayır gelmedi
Hayırlar gönül yarası açar kalbimde
Gönül çiçeğim ferman dinlemez
Her şeyi unutur bir seni unutmaz gönlünde…

İbrahim Gözel

Gençlik Şiirlerim

DÜNYAYI BELLEMEK

Birden bire dönmez
 Kıştan yaza
 Arada bir bahar var daha
 Biraz baş ağrısı göz hastalığı

 Sonra ağaçlar otlar insanlar
 Çiçeğe dururken 
 Vurdurmamak kırağıya
 Yaktırmamak ne soğuğa ne sıcağa

 Isıtırken alemi
 Topunu değil
 Topu topu bir kaçını
 Tarihe göndermek 

 Tarihi yanımıza getirmek 
 Sil baştan yeniden yazdırmak
 Tarih anaya döl vermek sonrada tohumlamak
 Tarih anayla babayı bir yastıkta buluşturmak
çocuklarımız1
 Onlar göz göze geldiğinde
 Sel el ele diz dize gelmez
 Onlar kokladığından birbirlerini
 Sen dünyanın anasını bellemek

 Tarih eski yeni diye ayırmadan
 Yaşayarak yazmak
 Yazarak yaşamak

söz sanatı özlü sözler

Sorgulamadan yaşanan yaşam yaşamaya değmez Ya başlamamalı Ya da bitirmeli. OVIDIUS

Egoist adam can sıkıntısı azabından kurtulamaz GEOTHE

Evvelden görmek hakim olmak demektir PASCAL

Sorular zihninizin nerelere kadar ulaştığını gösterir, cevaplarsa ustalığı JOSEPH JOUBERT

Sevmek ıstırap çekmedir, sevmemek; ölmektir ARİSTO TALES

Başkaları ile ilgilenme sayesinde, iki ay için dostlar kazanabilirsiniz Başkalarının sizinle alakadar olmalarını beklerseniz iki yıl içinde bir tek dost kazanamazsınız CARNEGIE

Çok konuşma aklının dibi görünür *****

Sırrın ucunu veren tamamını elde tutamaz RICHTER

Zekasız kuvvet yıkabilir, fakat yapamaz CENAP ŞAHABETTİN

Rüzgar olmasaydı ağaçların kökleri bu kadar kuvvetli olmazdı Soğuk olmasaydı insanlar giyinmeyi ev yapmayı öğrenmeden kalırlardı. GASSON

Şöhret, servet, mevki insanları değiştirmez. Sadece maskelerini sıyırır. TAINE

Ruhunu genç tutanın, vücudu da genç kalır. MAURIS METERLINCH

Sadece kendisini düşünerek dost arayan, hizmetçi arıyor demektir. CENAP ŞAHABETTİN

Derleyen:İbrahim Can..