admin

Torosları eteğindeki baraj manzaraları (Adana Kozan )

                      Kozan (Sis), Adana ilinin bir ilçesidir. Adana ovasının Yukarı Ova denilen kısmında düz arazinin tepelik bölgeye geçtiği kesimde kurulmuş olup, il merkezine uzaklığı 69 km’dir. İlçe kuzeyde Kayseri, Yahyalı, Feke, Saimbeyli; doğuda Osmaniye, Kadirli; güneyde Ceyhan, İmamoğlu; Batıda Aladağ ilçeleriyle çevrilmiştir. İlçenin yüzölçümü 1690 km²’dir. Adana’nın (metropoller hariç) iki büyük ilçesinden birisidir. Türkiye’nin en büyük 25.ilçesidir. İlçe merkezi, 19 il merkezinden büyüktür. Ayrıca Adana İl Sınırları içindeki en geniş(yüzölçüm olarak) ilçe durumundadır. Tarih boyunca önemli bir yerleşim olan Kozan Kilikya Ermeni Krallığı’nın başkentliğini yapmış olup Osmanlı Dönemi ve Cumhuriyet Dönemindeyse 1926’ya kadar vilayetlik (il statüsü) yapmıştır. Ancak 1926’da bazı milletvekilleri yüzünden vilayetliği lağvedilmiştir. Ayrıca vilayetken Fevzi Çakmak’ı TBMM’ye milletvekili olarak göndermiştir

[URIS id=10817]
Kozan Barajı, Adana’da, Kilgen Çayı üzerinde, sulama amacı ile 1967 – 1972 yılları arasında inşa edilmiş bir barajdır.
Kaya gövde dolgu tipi olan barajın gövde hacmi 1.680.000 m³, akarsu yatağından yüksekliği 78,50 m, normal su kotunda göl hacmi 170,34 hm³, normal su kotunda göl alanı 6,42 km²’dir. 10.220 hektarlık bir alana sulama hizmeti vermektedir. 2010/2011’de Elektrik üretimine başlamıştır.

Adana Kapıkaya Kanyonu-Karaisalı doğa güzelliği

Kapıkaya Kanyonu, Yenice Beldesi’ne 47 kilometre, Adana’ya 72 kilometre uzaklıktadır. Kapıkaya Kanyonu bulunmayı beklerlen,  2011 yılında Karaisalı Kaymakamlığı’nca yapılan inceleme sonucunda geliştirilen proje ile 5 kilometreye yakın bir parkurla bilim adamlarının, dağcıların, doğaseverlerin, doğa yürüyüşçülerinin, ve fotoğraf sanatçılarının ilgilenebileceği bir doğal güzelliğe dönüştürülmüştür

ADANALILAR HABERSİZ
Adana Kapıkaya Kanyonu, Türkiye’nin gezmeye görmeye değer yerlerinden biri. Kapıkaya Kanyonu,  Adana iline bağlı Karaisalı ilçesinde.
Bu kanyon aynı zamanda meşhur Varda Köprüsü’ne (Alman Köprüsü) yakın.
Çok az Adanalı Kapıkaya Kanyonu’ndan haberdar. Kapıkaya Kanyonu, Karaisalı ilçesinin batısında yer alıyor. Uzun bir kanyon ve nehir boyunca keyifli bir yürüyüş güzergahına sahip.
Kanyonun doğal güzelliği görülmeye değer. Günün birinde yolunuz Karaisalı’ya düşerse mutlaka Kapıkaya Kanyonu’nu görmenizi isterim. Ancak görmek yeterli değil. 7 bin 250 metre yürüyüş güzergahını tamamlamak gerek. Bunun için de hazırlıklı gitmekte fayda var. Piknik yapacak noktaları, suya girecek alanlar mevcut.

KAPIKAYA KANYONU’NA NASIL GİDİLİR?
Haftasonunu değerlendirmek için harika bir yer olan Kapıkaya Kanyonu, ilçe merkezine 5 kilometre uzaklıkta.
20 kilometre uzunluktaki Kanyon’un,  7 kilometresi yürüyüşe açık hale getirilmiş. Kanyonun etrafı zakkum, çınar  ve çam ağaçları ile çevrili.
Suyun yardığını tahmin ettiğimiz dağ da başka muhteşem bir görüntü oluşturuyor.
Karaisalı Belediyesi, Kapıkaya Kanyonu yürüyüş parkurunu 16 metrelik köprü ile bağladı. Suya batmadan, atlamadan, zıplamadan Yerköprü piknik alanından yürüyüşe başlayanlar, muhteşem bir manzara eşliğinde Kapıkaya Kanyonu’na ulaşabilecek. Kapıkaya Kanyonu’nda doğaseverler için bir dinlenme alanı oluşturulmuş. Kanyonun ortasında şelaleyi karşıdan gören bir ahşap bina yapıldı.
Bina misafirlerin ihtiyaçları düşünülerek hazırlanmış. Kanyonun içine doğaseverlerin yürüyüş sırasında uçuruma düşmemeleri için dört yüz metre boyunca güvenlik amaçlı olarak korkuluk yapıldı. Kanyonda bazı kesimlerde daralan yol, doğal yapıya zarar verilmeden genişletildi. Üç dört metrelik köprülerle yürüyüş daha güvenli ve kolay kılındı.

Yazılar bu siteden alıntıdır:  https://www.evrensel.net/haber/88583/kapikaya-kanyonu

İstanbul Havalimanında (44 canımız)

İstanbul Havalimanı(44 canımız) ve Madımağı anma günü ve   Suudi Arabistanda (4 can) Muhalefetsiz iktadarda kilerin düşündürdükleri

28.06.2016 tarihinde Atatürk Havalimanında meydana gelen terör saldırısı (44 canımızı aldı )

Sitemize yazılarımızı ancak ülkemizdeki derin izler bırakan sorunlardan sonra yazılar yazıyorum, Gönül isterdi ki güzel ve başarılı bir olaydan yeni ve büyük bir icattan yada ne bileyim güzel şeylerden sonra yazı yazayım. Bu katliamlardan sonra Herkes bir şeyler yazıyor kızıyor bağırıyor hükümet edenler politikalarını uygun olduğunda olayların üzerine gidip kendi programını destekleyen edimler yaparken kendi politikalarına uygun olmadığından ya görmüyor yada aşağılıyor yada ikinci plana atıyor. Tabii ki politika demek seçmenlerin hükümet edenleri seçmesi gibi hükümet edenlerde olayları taraflılığı seçme yaparak gösteriyor. Oysa hükümet seçimle gelir. Ama hükümet edenler her kesime seslenmek zorundadır her vatandaşı seçme yapmadan hizmet götürmek zorundadır demokrasilerde

                Evet İstanbul’u kana bulayanlar belli oldu. Hükümet ve tüm medya Işid konusunda hem fikir ama çözüm konusunda yine farklı yaklaşım yok. Hükümet  kendini patlatarak katliamcılara yaptığı gibi aynı hezeyanla 3 ya da 1 günlük yas ilan etti. Sonrasında; hatta bu sefer yasın arasında Osman gazi köprüsün de  kutlama ile ironik bir şekilde cevap verdiğini söylüyor ve olayların üzeri yeni bir karar yeni bir tedbir almadan yola devam ediliyor, herşey zamanın insafına bırakılarak üstü külleniyor. Bundan sonra başka bombalar patlayana kadar yada basının bahsettiği kadar yaşayıp olayın üstü zamana bırakılarak doğal yollarla kapanıyor. Hani ne oldu Ankara katliamı ne çözümler alındı. Hani ne oldu Soma da ölenlere madenlerde ne çözüm getirildi. Işid için küçük bir operasyon yaparak teröristlerin toplandığı söylense de ne Suriye politikasında nede Suriye’den gelen göçmenlerle olayları zamana bırakmanın dışında ciddi bir politika yok. Ancak süreci idare etmek olay ve eylem gerçekleştiğinde güvenlik güçlerini ve arkasından bir iki Işid in kalan evlerine baskın.

Yerköprü Karaisali doğa-güzelliği

Yerköprü, Karaisalı’nın ve Adana’nın gözde mekanı olarak turizm alanında örnek bir çalışma olarak hizmete girdi. Sanayisi olmayan Karaisalı’nın eko turizmle kalkındırılması için mesire yeri Yerköprü’deki peyzaj çalışmaları geçen yıl tamamlanmıştı. Son dönemde, amaca hizmet edemeyecek, Karaisalı´ya yakışmayan köhne yapı, eski Yerköprü mesire yeri yıkıldı. Buraya, yakışır bir bina yapıldı. Oturma grupları hep ahşaptan. Karaisalı taşıyla yapılan arklar, su sesini her yere taşıyor. Çimlendirme, çeşitli çiçekler, Yerköprü’nün güzelliğini bir tablo misali ortaya koyuyor. Karaisalı’ya yakışan, ekoturizmi başlatacak, kalkınma amacına hizmet edecek tesis ihaleye çıkarılıyor.

Adana şehir merkezine 53 Km. Karaisalı ilçe merkezine ise 13 Km. mesafede olup asfalt yolla ulaşılabilmektedir.

Genel Bilgi
Çakıt suyunun battığı ve tekrar yüzeye çıktığı yerlerden dolayı Yerköprü adı ile anılmıştır. Buradaki mesire alanı Kapuz ve Belemedik Kanyonlarının kesiştiği bir noktadır. Kanyon yürüyüşü başlangıç noktasıdır.  Çakıt ırmağının kenarında  2005 yılında 2210 M2 alanda kurulmuştur.

Karaisal’nın diğer unutulan değeri Kapıkaya Kanyonu’nun   bu gün Adana turizminin start aldığı bir yürüyüş parkuru haline geldi. Yapılan çalışma ile Kanyon’un doğaseverlerin düzenli uğrak yeri oldu. Kolaylaştırılmış parkur, bazı çalışmalarla da güvenli hale getirildi. Kanyonun girişi, şelale mevkisinin Yerköprü’ye bağlanması, insanların huzurlu bir doğa yürüyüşü yapmasını

Varda Köprüsü (Alman köprüsü) Karaisali Adana

Varda Köprüsü,  Adana nın Karaisalı ilçesinde bulunan Varda Köprüsü Alman Köprüsü ve Koca Köprü olarak da adlandırılmaktadır.

Demiryolu köprüsü olarak yapılan köprü 1912 yılında Almanlar tarafından inşa edilmiştir. Adana’ya harika bir görsellik katan köprü, 200 metre uzunluğunda olup; 99 metre yüksekliğindedir. Tarihi eserler arasında gösterilmekle birlikte, Adana’nın önemli kalıntıları arasındaki köprü, günümüzde iki tüneli kullanılmaktadır. Hackırı Köyü yakınlarındaki Alman Köprüsü’ne ulaşım zor değildir. İlçeye yakın olan Kapıkaya Kanyonu’ndan 2 kilometre sonra Kıralan ve Bolcalı köylerinin tabelalarını takip ederek ulaşabilirsiniz.

Yumurtalık marina Ayas kalesi ve İskenderun Körfezi balık avı manzaraları

Bir Makedonya kolonisi tarafından liman şehri olarak kurulan ve bundan önceki tarihi bilinmeyen stratejik öneme sahip Ayas (Yumurtalık), Roma devri boyunca imparatorların uğrak yeri ve donanma üssü olarak kullanılmıştır.Kuruluşundan itibaren Osmanlı hâkimiyetine kadar Romalılar, Persler, Bizanslılar, İlk İslam fetihleri, Haçlılar, Ermeniler, Memluklular ve Ramazanoğulları hâkimiyetinde kalan Ayas Kalesi, 1266 yılından 1347 yılına kadar defalarca Memlukluların saldırısına uğramış ve tahrip edilmiştir. Şehir 1347 yılında kesin olarak Memlukluların eline geçmiş, bu vesileyle şehir sıkça yıkılıp yeniden düzenlenmiştir.Bu nedenle, kale surlarının birçok kısmında malzeme boyutları ve biçimleriyle birbirlerinden farklı özellikler görülür. Örtüsüyle diğer mekânlardan ayrılan 3. kısım da, büyük ihtimalle Memlukluların Ayas’ı ele geçirmelerinden sonra eklenmiş olmalıdır. Ancak, kale kapısının bulunduğunu tahmin ettiğimiz 2. kısım ile 3. kısım arasındaki bölümün, 20. yüzyıl içerisinde hasara uğrayıp ortadan kaldırıldığı kanaatindeyiz.Günümüze ulaşan sur duvarları ve kulelerde tamir izlerinin çokça görüldüğü kalede, kullanılan devşirme malzemenin çeşitliliği burada hüküm sürmüş bütün ulusların izlerini kısmen de olsa günümüze taşıması açısından önem arz etmektedir.

THE USE OF RECRUITMENT (SIPOLIEN) MATERIAL IN AYAS (YUMURTALIK) CASTLE
AbstractAyas( Yumurtalık), first founded by a Macedonian colony as a harbor city and of which the former history is unknown, has been a popular place of the emperors during the Roman Empire and has been used as a navy base.Ayas Castle, which has been dominated by Romans, Persians,Byzantians, First Islamic Conquerors, Crusades, Armenians, Memluks and Ramazanoğulları from its foundation up to the Ottoman Times, has been repeatedly attacked by Memluks and destroyed between 1266 and 1347.The city has been taken by Memluks in 1347 and reconstructed repeatedly.For the reasons listed, on many parts of the wall the materials used vary in size and shape. The third part which differs from the others has been added most probably after Memluks took over Ayas. But the part between second and third part on which we suppose there was the castle door, has been destroyed in the present century.The diversity of the materials used on the castle where exist the traces of repairs play an important role in indicating the data on the nations dominated here.

Şia (İran) ve Sünni (suud) savaşları ve yeni dünyanın öcüsü İşid

Zengin Arap şeyhleri ile Amerika-batı dünyasındaki ortaklık Ortadoğu petrolleri üzerindeki hakimiyet savaşı yine kan, yine gözyaşı akıtıyor. ABD nin Kaya gazı ve petrole ihtiyacının azalması ile pazar kaybına uğrayan  Suudiler  petrol arzını artırma yoluna giderek pazardaki payını büyütmeye çalıştı . Özellikle Amerika ve batının İran ile flört ederken petrol piyasasına gireceğini bilen Suudiler piyasaya tam hakim olmak için üretimi artırması ile petrol fiyatları düştü..

Amerika, İran arasındaki uzun süren müzakerelerden sonra: İran’a uygulanan ambargonun kalkması ile İran petroldeki gelirini artırmak için üretimi artırma amacındayken kendi mahzenlerindeki 3 bin km menzilli füzeleri gösteriyordu. Bu arada Suudi Arabistan İran ile aralarındaki büyük çatışmadan sonra Suudiler kendi muhalif olan Şia dini lideri muhalefet yapıyor diye  idamı sonrasında,  İran büyük tepki gösterdi. İran halkı ayaklandı ve Suudi’lerin konsolosluklarını yakarak cevap verdi. İslam dünyası ülkeleri mezhepler savaşına geri dönerek hemen ikiye bölündü. İran’ı karşısına alan S Arabistan’a bağlı devletler renklerini belli etmeye başladı. Böylece batının gemlemeye çalıştığı İran’ı İslam birliğinin dışında tutmaya ve İran’a karşı bu  ülkeleri arasında Suudi İran karşıtı cephe oluşturdu.

Böylece İran’a ambargoyu  serbest bırakan Amerika  Müslüman ülkeleri (dinsel mezhepler) bloklara ayırarak birbirlerine düşman etmek için  iki ayrı gücü mezhep çatışmalarıyla karşı karşıya getiriyor. Arap baharındaki ayaklanan Mısır Fas Tunus Libya halkları kendi muhalefetine müsamaha etmeyen güçlü liderleri kağıttan kuleler gibi yıkıldı. Ekonomik olarak hiç bir sorun yaşamadan Batının kışkırtmasıyla  cılız muhalefetlere her türü desteği vermesi ile interneti ve insanlar arasında yeni iletişim araçlarını kullanarak bu ülkeler bir anda ortaya çıkan  halk yürüyüşlerine  batınının verdiği desteklerle bu diktatör ailelerin ve liderlerin elinden alınarak yeni iktidar yürüyüşü yapan güdük ve cılız demokrat bile olamayan hareketlere verildi. Mısır’da muhalif olan demokrat bile olamayan Müslüman kardeşler  gibi klikler hemen her yerde iktidara geldiler.

Mısır da  ilkel şeriat kararları alınarak toplumun azınlıklarına kendisinin dışında kim varsa eski iktidardakiler gibi iktidara gelenler zulüm yapmaya başladı. Mısır’da Müslüman kardeşler başka gruplar tarafından çok da zor olmayan bir şekilde iktidardan uzaklaştırıldı.  Bu arada Suudi’lerin içindeki %15 Şii halkının lideri Vahhabi’leri karşı muhalefet yapmaya başladı. Bu arada Yemen de Şii nüfusun çoğunlukta olmasına rağmen Arap baharı ile ayaklanan halkı Suudi Arabistan’ın tankları ile o ülkeye girerek bastırdılar

Torosların zirvesinde karboğazından karbeyaz manzaralar

Karboğazı Tarsus’a bağlı Gülek belediyesi sınırları içindedir.

Gülek Karboğazı, Adana, Mersin ve Niğde’ye 1 saat mesafededir.

Tarsus’tan araçla 30 dk da ulaşılabilmektedir. Mesire alanı Gülek Belediyesince ziyaretçilere en iyi şekilde hizmet vermek amacıyla hazırlanmıştır.

Bolkar Dağları’nın güney yamaçları üzerindeki Karboğazı Kayak Merkezi, 3585 metrelik zirvesi, 2000 ila 3000 metre rakımları arasında bulunan 10 km’lik doğal kayak pisti, kasımdan nisana kadar kaliteli kar tutma özelliğiyle kayakçıların ve piknikçilerin ilgisini çekiyor. Yıl boyunca burada kar var ama kış sporları için uygun kar 6 ay boyunca kalıyor.

Tarsus Gülek’e 20 km uzaklıktaki Karboğazı’nda, Uluslararası Kayak Federasyonu’nun (FIS) Alp disiplini kayak yarışmalarında istediği özelliklerin tamamına sahip olmasına rağmen tesis bulunmuyor. Yine de belediyenin özellikle hafta sonları kapanmaması için kontrol altında tuttuğu yol sayesinde kayak, snowboard ve kızak meraklıları buraya akın ediyor. Çoluk çocuk karda piknik keyfi için bu bölgeyi tercih edenlerin sayısı da az değil. Arabanızla 2000 metreye kadar çıkıp, park ettikten sonra aşağıya kayabiliyorsunuz. En yakın konaklama 40 km mesafede.

MERSİN’in Tarsus İlçesi’ne bağlı Gülek Beldesi’nin Karboğazı Yaylası, Bakanlar Kurulu kararıyla ‘Kültür ve Turizm Koruma ve Gelişim Bölgesi’ ilan edildi.

Bolkar Dağları’nın güney yamaçları üzerinde 700 hektarlık alanda yer alan ve Mersin’e 120 kilometre uzaklıkta bulunan Gülek- Karboğazı’nın turizme kazındırma çalışmaları sonuçlandı. Bir süre önce Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren Bakanlar Kurulu kararıyla, ‘Kültür ve Turizm Koruma ve Gelişim Bölgesi’ ilan edilen Gülek- Karboğazı, bölgenin turizm açısından hareketlenmesine ve gelişmesine katkı sağlayacak.

“Karboğazı Turizm Merkezi, bölgemizin ekonomik ve sosyal gelişimine önemli katkı sunacaktır. Adana Havaalanı’na yakınlığı da ulaşım açısından büyük avantaj sağlamaktadır. Bölgeye gelecek yerli ve yabancı turistler, diğer turizm faaliyetlerinden başka, aynı zamanda sadece 1.5 saat sonra denizden bin 900 metre yükseklikteki Karboğazı’na çıkıp kayak yapabilme imkanına sahip olacaklar. Kayak Merkezi, konumu itibariyle Mersin, Adana, Niğde, Kahramanmaraş’ı kapsayan çok geniş bir alana hitap eder. Merkezi çevreleyen 250 kilometrekare alanda 8 milyondan fazla nüfus bulunmaktadır. Devlet Karayolları vasıtasıyla bölgeye kolay ulaşım, günübirlik ziyaretçiler için ayrı bir avantaj sağlamaktadır.”

Çam, ardıç, sedir ve köknar ağaçlarıyla kaplı orman yapısı ile 3 bin metre rakıma sahip bölgede, her yıl mayıs ayının sonuna kadar kar bulunur.