KÖLE EMEĞİ VE ÖZGÜR EMEK 2
Fransız devrimi sınıfların ortaya çıkması manifaktür sanayinin proleter sınıfı oluşturması ile ilk sanayi devrimi gerekli kılmaktaydı. Fransız ihtilali batının uyanışıdır. Karanlık çağdan aydınlık çağa yöneliştir.
Sovyet devrimi doğunun uyanışıdır. Sanayi devrimini bile tamamlayamamış bürokratik monarşi içinde ezilen toplumları tabidir ki toplumsal devrimi (hızlı ihtilali) yaşayacaklardır. 1789 dan 1917 kadar burjuvazinin gelişimi Doğunun arkaik monarşi yanlısı burjuvazisi ile ne kadar sanayi devrimini tamamlayabilirdi.
Batının 200 yılda yaptığını 50 yıla sığdırılması gerekiyordu.
Yoksa ki doğuda bu uyanış olmasaydı dünyayı paylaşma savaşı hatta yoketme (atom bombası) savaşında karşı konulmaz bir güçle ikinci dünya savaşında faşizmin yenilgi ile değilde yengi ile çıktığını düşünüldüğünde belki bir Napolyon gibi ele geçirip ilerlemeyecek düşmanın kalelerinde taş üstünde taş bırakmayacaktı.
Her ne kadar soğuk savaş ideolojilerin savaşı isede Yeni yüzyılda insanlığın savaş kabiliyeti ve teknolojisi artmış dolayısıyla mutlak zaferin telafuz edilememesi nedeniyle galibi olmayan mağlubu insanlık olan savaş olarak (faşizm zafere ulaşmış olsa idi); tarihleri yakıp yıkarak kendi tarihini ve talihini yaratacaktı.
Her ne kadar eşitsiz gelişim mantığına sahip olsa da kapitalizm genişleme ve yayılma ve dahası pozitif bilimi kullanıyor olması onu evrenselleştirmiş ve bilimi tekel olmaktan uygarlığı yerel olmaktan çıkarmış gelişimi yayılarak genişleyen bir uygarlık olarak evrenselleşmiş eski çağların yıkım savaşları yerini akıl ve mantık alarak zaferi olmayan konsensus sağlayan bir bilince ulaştırmıştır. Bu da zenginliği ve uygarlığı pozitif bilime ve onun verilerine dayanarak gelişme mantığına tabii olan bu uygarlıklar hep bir arada yaşama felsefesine ulaşmıştır. Zenginlik toprakta değil onu işleyen emekte olduğunu kapitalizm kendi üretimleri kanıtlamıştır. Kapitalizm kendi içindeki düşmanlığı yok ederek kendi ilk yaratım argümanlarından olan hümanizme yeniden sarılmıştır. Hem sosyalizme alternatif olarak hemde kendi halklarına teolojik ahlak yerine hümanist bir etik yaratmaya çalışmıştır. Bu hümanizmini hatta feodallerle barış imzalayarak zaferi olmayan bu savaşı teknolojik savaşa çevirmiştir.
Birinci savaş yakın doğunun Rusya’nın eski dünyadan kopuşuna neden olurken İkinci savaş yakından doğudan kopuşlara ve uzak doğunun hem kopuş hemde yeniden uyanışına olmuştur.
İhtilallerin kendi öldürdüğü çocukları bile olsa bir Vietnam bir Kore savaşı Birinci paylaşım savayı ikinci paylaşım savaşı geriye gidildiğinde sürekli savaş halindeki imparatorlukları düşünüldüğünde ihtilaller daha masum ve gerekli olan bir kıyım gibi görünür. İhtilaller karşı tarafı öldürürken kendide bir çok kurban verir. Hatta kendi tarafınkileri bilerek öldürür. Ama bu ihtilal kara savaşlarını durdurup toplumun içindeki iç savaşı ortaya çıkarmıştır. Bu iç savaş toplumdaki yeni dengeleri ve ilerleme ruhunu ve uyanışı, ilerici sınıfın uyanışını dahası tüm toplumların uyanışını sağlamıştır.
Köle isyanları bir karşı koymaydı bir iç savaştı ama ne pozitif bilgi nede ilerici sınıflar vardı.
Doğudaki iç savaş feodalizmin karşısında yeni düzen taraftarları aynı ülke savaşlarında olduğu gibi tahrip edilmiş ve yok edilmiştir. Hatta ortadan kaldırılmıştır.
Oysa ihtilaller Fransız ya da Sovyet ihtilalleri bir anlamda eşitler arasında yeni güçlenen sınıfın kendini iktidara taşıma provalarıdır.
Sovyet ihtilalinde burjuvazi artık monarkları aristokratlar ve geri ögelerle bağlaşık kurması Fransız ihtilalinde kilise ile çatışan krallar yeni güçler karşısında ilerleme ruhunu kaybetmiş gerici bir sınıftır
Üstelik Doğu kendi burjuvazisini kendi yaratamadığından diğer geri kalmış ülke monarkları karma ekonomileri ile hala sefaleti yaşar. Çünkü burjuvazi ilericiliği kendisi için istemiştir. Kendi iktidara geçince belli bir güce ulaşınca yeni uyanan sınıfları iktidarı teslim etmesi hele topluma
teslim etmesi o kadar kolay olmayacaktır. Çünkü daha eski güçlerle işbirliğine girerek sermaye birikimini onlarla beraber yapacaktır.
Derleyen:İbrahim Can..”
SosyalSanat Değişmeyen tek şey değişimdir
”Siyah derili emeğin damgalandığı yerde, beyaz derili emek kendisini kurtaramaz.” – Karl Marx
Doğrudan kölelik, günümüz endüstriyalizmine, makinelerin, kredilerin vs. olduğu kadar bağlıdır. Kölelik olmadan pamuk olmayacaktı, pamuğun yokluğunda modern endüstri de var olmayacaktı. Sömürgelere değerini veren köleliktir, sömürgeler dünya ticaretini yaratmıştır ve dünya ticareti geniş ölçekli makine endüstrisi için gerekli koşul olmuştur. Böylece kölelik, muazzam önemde bir ekonomik kategori olmuştur.”Doğrudan doğruya kölelik bugün sanayiciliğin, makineler, ‘kredi vs. gibi bir mihveridir. Kölelik olmadan pamuk olmaz, pamuk olmadan çağdaş sanayi olmaz. Kölelik sömürgelere değer kazandırmıştır; sömürgeler dünya ticaretini yaratmıştır; dünya ticareti büyük boyutlu makineleşmiş sanayinin zorunlu şartıdır!