Hala da iktidar savaşları kimi yerde bölünerek kimi yerde kabilelere savaşı ile devam etmektedir. Arap baharı ile Araplarda iktidarın el değişimini yaparken aynı zamanda İslamiyet’in ayrışma ve çatışma noktası olan mezhep savaşlarını tekrar gündeme getirmeye çalışmaktadır batı. Her iki tarafı birbirinin üstüne çekmek için İran’ın batı dünyası tarafından dizginlenmesi bırakarak Suudilere karış güçlü bir karşıt yaratma yoluna gitmektedir. Irak’ı güçlü olmayan hükümet ile Irak’ı bölerek Petrol savaşlarını kızıştırmaya çalıştı.
Bu nedenle İslam dünyasında öze dönüş , peygamber dönemindeki yaşama öykünmeye bu ilkel ve ilk çağ dönemi gibi çadır yaşamına ilkel komün düzenine dönüş ideolojileri Arapların otoritesiz kalmasıyla yeni otorite olarak orta doğuda büyük bir alan buldu. Dolayısıyla güçlü bir ideoloji yaratamayan bu güçler Saddam’dan boşalan otoriteyi ve Suriye’nin geri çekilerek boş bir alan yaratması ile bu geniş coğrafyaya Kürt gruplar ve Şia karşıtı Sünni gruplarını yanına çekerek bir alana hakim olmaya başladı. Hatta Bu örgütler Irak petrol kuyularından birini ele geçirerek devletine kaynak bile yarattı. Gerçek bir devlet gibi davranamayan bu vahşi örgütler insan kıyımına başlarken kendisine yeni bir ideoloji yaratma yerine eskiye dönüş jargonu ile otoritesiz kalan bir alanda muhalif Sünni gruplarla otorite kurmaya başladı. Böylece yeni bir şey yaratmayan ama yok edici güdük yeni ideolojiler üremeye başladı.
Batı dünyası dolayısıyla Hıristiyan dünya böylece İslam devletlerine kendi içindeki vahşi örgütler ile dizginleme amacındaydı. Bu nedenle Işid kendisini anti Amerikan Anti Yahudi olarak lanse etmek yerine kendi düşüncesinde olmayan tüm Müslümanların kellelerin keserek yok etme hedefi güderken batı ellerini ovuşturarak seyrediyordu. Işid ırak İslam devletini kurmaya çalışırken bu (kara ideolojisi) ilkel eklektik ideoloji ile vahşice insan kelleleri keserek korku ile beslenen ve kadınları köle pazarında satarak kendine gelir yandaşlarına köle üreten bu yapı yine petrol kuyularına sahip olarak hayatta kalmaya Araplar arasında geniş kitlelere ulaşmaya başladı. Bu ilkelliğe dönüş ideolojilere batıdan, kuzeyden ve güney gönüllü vahşete çağrı ile toplumlarda gençler arasında popülaritesi ile yandaş toplayabilmektedir. Işid gibi İslam devleti kuran bu kadrolar ile batı Müslümanların dinine düşkünlüğü ile mezhep savaşlarını tekrar gündeme getirmekteydi.
İslamiyet’in içindeki derin çatlağı (Şii-Sünni savaşı) “Ehli sünnet- Ehli Beyt” Karşıt olan mezhepleri yok etmek için orta doğuda şiddet ideolojisi bilerek Suudiler alt kadroları tarafında El kaide örgütünü destekledikleri gibi bu ideolojilerin Arap ülkelerinde kalmasına onların gelişmesine karşı olmadıkları buralarda yeşerecek vahalar yarattılar.
SosyalSanat Değişmeyen tek şey değişimdir