Ama ürünün paylaşımı da bir sorun olarak ortaya çıktığına göre burada gücü olanın cezalandırması mahrum etmesi karşılaşıyoruz.
Bu cezanın içinde bir suç yoktur. Sadece paylaşım sorunu vardır. Herkesin her canlının yaşama hakkı vardır. Canlı ihtiyaçlarını giderebildiği oranda vardır. Suç aslında cezalandırmanın içinde vardır, dengesinin bozma biçimini değişime yada onun ihtiyaçlarını engelleyecek onu mahrum etme vardır.
Doğa canlıyı yaşama gereklerini elinden alarak canlıyı (insana) karşı suç işlemektedir. Dolayısıyla bir başkasının elinden yaşama hakkını alarak güçlü olan suç işlemektedir. Ama bu suç cezasız kalır, çünkü suçluyu cezalandırmak ancak bir güç sorunudur. Güçlü isen cezalandırabilirsin ve suç işleyebilirsin. Güçlü değilsin her zaman cezalandırmaya mahkum dolayısıyla suç işlemeye mahkumdur. Maddeyi cezalandırabilirsin dengesini bozar biçimini değiştirebilirsin ama madde karşılık vermez. Çünkü canlıdaki gibi bir irade dolayısıyla kendinde bir güç yoktur.
Gücün oluşması cezalandırmayı meşru kılarken bu cezalandırma canlıya karşı olduğunda bu ceza altında kalan canlı bu duruma karşı ayakta kalabilmiş ise yeni donanım ve yeni güçlerle oda karşı güç yada yerine geçecek bir güç olarak çatışmaya girer. Cezalandırma çelişkiyi artırırken çatışmayı da artırır. Bu da suçlunun ikileşmesine neden olur. Çatışma sonucunda bir yenilen taraf olacaktır. Cezalandırılana ceza vermek için karşı koyarken ikinci suç oluşur. Bu güçlerin çatışmasında ayakta kalan üçüncü güç bir cezayı ortaya çıkarırken kim güçlü ise bunun cezası da meşruiyet kazanır. Dolayısıyla güçsüz olan suçlu güçlü olanda suçsuzdur.
SosyalSanat Değişmeyen tek şey değişimdir