Ev / Fotosanat / Akdeniz ve Toros Manzaraları / Zamantı ırmağı küp şelalesi en doğal en güzel manzaraları

Zamantı ırmağı küp şelalesi en doğal en güzel manzaraları

img_0048kup-selalesi-adana-manzaralari

Adana’nın en güzel en nadide yerlerini  gezmek ve fotoğraflamak için yola çıktık;  Kozan ilçesinin yanından geçerek köy yollarına döndük  Küçük çaylardan geçip  bir derenin kenarındaki  çınar ağaçlarının gölgesindeki pınarın bir köşesinde dinlemeye karar verdik.  Semaver çayımızı yapıp yine semaverde şişlerde sucuklarımızı pişirdikten sonra güzel ve bol oksijenli küçük bir dere kenarında  kahvaltımızı yaptıktan sonra yolumuza koyulduk. Yolumuz uzun; önce Adana da haberlere konu olan Göksu deresi üzerindeki Gökdere baraj kapakları patlayan yere geldik. . Zamantı ırmağı ile Göksu nehrinin birleşimi ile Seyhan nehrini oluşturan bu üç çatal ağzı olarak birleştiği yerde güzel manzaraları görüntüledik. Gükdere barajına yaklaştığımızda yol ikiye bölünüyordu. Biz baraja doğru değil sola dönüş yaparak  köy yolluna girdik. Stabilize yoldan yaklaşık 40-50 kilometre dağların arasında geçerek şelaleyi görmek için yolumuza devam ettik. Arada güzel gördüğüm manzaraları yalçın Toros dağlarını ve derin akan Zamantı ırmağını yakından ve uzaktan görüntüleyerek yolumuza ilerlerledik. Ergenuşağı köyünün yakın mahalleleri arasında geçerek Zamantı ırmağının kıyısından yolumuza devam ettik.  Kılavuzumuz Ergenuşağı köyünden arkadaşımız, yer köprü yakınındaki tünel girişinde arabayı durdurarak bize yer köprüyü gösterdi. Nehir 100 metreye yakın taşın altında kaybolurken yine kanyonun başka taş oyuğun altından tekrar yeryüzüne çıkarak nehir suyu hiç kaybolmadan yoluna devam eder. Buraya bizden önce başka gezgin kafilelerin oraya geldiği gördük. Yer köprüden suyun tekrar yeryüzüne çıktığı yerde nehre ip atarak  derin ve yeşil nehir suyunda yüzdüklerini fotoğrafladıktan sonra tünel içinden geçerek biraz sararmış otların olduğu düzlüğe geldik. hiç bir esprisi olmayan düzlükte dağcılar, amatör doğa severler çadır bile kurmuşlardı.. Tabi bu yöreleri iyi bilen arkadaşımız suya gireceğimizi söyledi. Bu nedenle ayaklarımızı tekliklerimizi takıp şelalenin üstündeki eski un değirmenine doğru meyilli taşların üzerinden akan suların içinden bizde suyun içinden yürümeye başladık.

 

Herkes gibi şelalenin nehre inen yerine doğru yönelirken şelaleye doğru akan suyun taşların üzerinde iki büyük göze den buz gibi suyu ve şelalenin üst tarafının bayağı fotoğraflar çektim. Oysa daha şelaleyi görmemiştik. Taşların arasından  suyun içinden ilerleyerek 7-8 metre yükseklikten nehre doğru herkes gibi inmeye başladık. Nehre indiğimizde yine gençlerin suyun içinde yakından yüzdüklerini gördük. Bazı sevgililer bezden iskemlelerin üzerinde serin suların içinde mayolarını giymiş keyif çatıyorlardı. Bizim gibi hazırlıksız gelenler için elbisenin kot pantolonun ıslanması artık önemli değildi. Paçalar iyice ıslanmış artık suya aldırmaz olmuştuk. Şelalelin net pozlarını almaya başlamış mest olmuştum. Arkadaşlar nehri benden önce keşfe çıktıklarından; nehrin karşısında onları görünce bana da cesaret geldi, nehrin karşısına geçmeye karar verdim. Elimde fotoğraf makinesi ayağımda kot pantolon üzerimde mavi tişört ile suya girdim. Artık pantolon ıslanmıştı biraz fazla olsa bir şey fark etmezdi. Suyun içine girdikçe  (boyum kısa ya) nehir suyu belime kadar gelmeye başladı; suyun yarısına vardığımda herkes geçti bende geçerim dedim. Ama ilerledikçe artık tişört de tamamen ıslanmaya başladı. Irmağın suyu göğüs hizasına gelince ayaklarımın altından ince kumlar geçer gibi oldu ama yine de yoluma devam ettim ve suyu geçtim. Merak ya; nasılsa nehri geçmiştim. Oğlum baba ileriye beraber gidelim dedi; yılan gibi kıvrılarak akan  nehirde ikinci defa ırmağı yine geçmeye karar verdik, tabii geçtik. Artık tişörtte ıslanmıştı. Sudan korkumuz ve elbiselerin ıslanma korkusu kalmamıştı. Güneşin sıcağında derin ve en serin sularda tişörtümüzü çıkartıp suya dalmak soğuk suyun serin keyfini yaşamak için yüzmeye başladık. Arkadaşları mangal yapmaya gönderirken ıslak elbiselerin üstünü çıkartıp biraz kurutmaya çalıştım, havadaki güneşte kaybolmaya başlamıştı. Bu arada şelalenin tül etkisi yapacak şekilde fotoğrafını yakalayınca her ne kadar tripot olmasa da çektiklerimin arasında net olanı yakalarım diye tül gibi akan şelaleyi çekmeye başladım. Artık kot pantolonun ıslaklığını unutmuştum, üstümde kurumaya başlamıştı. Yine şelalenin akan suların yıkanan erkekler,  elbiseleri ıslanan güzel bayanlar serinliğin doyumsuzluğunda, şelalenin şarlamasındaki güzelliği içlerine yudumlarken suyun duruluğunda paklanıyorlardı. Gelenin bir daha gelmek isteyeceği insanı içine doğru çeken berrak  suları her taşın altından dereye akan küçük pınarları ve eşsiz şelaleleri ile güzel manzara doyumu ile  Torosların zirvesinde güzel bir gün geçirdik. Hala doğal güzelliğini koruyan bakir bir kanyon olarak Torosun zirvesinden akan Zamantı nehri sularını alıp Adana’nın 100 km yakın düz ve sıcak ovasına yeşil suyunu taşıyordu. Dünyanın en verimli;  Anadolu’yu doyuran yılda üç hasat yapan Çukurova’sını sulamak için dereler tepeler toplanıp adana sıcak bağrını soğutmak için Seyhan olup Adana ya üç koldan sulayan çukur bir ovayı bir ağ gibi örerek yayılıyordu. Dünyanın en verimli ovasının en sıcağını Anadolu’muza güzellik katan bu nehir; Adana’yı  Zamantı dan akan göz pınarları ( eşmeleri  ve şelaleleri ) doyuruyordu.  Bu doyumsuz güzelliği sizde göresiniz diye değişik açılardan şelaleyi  sizleri sunuyoruz.

İbrahim GÖZEL

İletişim Formu

Hakkında admin

Check Also

ÖRTÜNMEK ŞART OLDU ——(COVİD 19)—-birinci şartı

OKUMADAN GEÇERSENİZ SİZDE KAYBEDERSİNİZ,,,,,,,,,!!! Bu yazıdan sonra şapka çıkarmayacaksınız Artık şapka takacaksınız (zorunlu)             Artık ...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.