Bu arada Arap baharı ile İslam dünyasındaki dinazor’ ları devirme batının ılımlıları iktidar yapma hayali bir çok Arap ülkesindeki yeni hükümetleri kurma içerdeki yeni güçler bölünmeleri yeni iç dengelerini ortaya çıkardı. Suriye’ ye sıra geldiğinde yeni Osmanlıcıların da iştahını kabarttı. Hem Osmanlının mezhepçiliğini hemde Arapları yeniden yönetme hayali Araplar üzerindeki iyimser havayla batıya kafa tutan Filistin hamiliğine soyunma gibi edimleri kendilerine özgüven vermesiyle; hemen hepsi Araplar üzerinde hayal kurma İslam dünyasının efendiliğine soyunmaya ve böbürlenmeye başlandı. Gerçekten de Arap dünyası ve halkları Türkiye ye değişik bakmaya başladı. Ekonomisine hakim ve kendi muhalefetini bastırmış üçüncü defa iktidar olmuş artık ustalık döneminde Arap dünyasını derinlerine çukurlarına girilmeye başlandı, Mit en önemli yönetim organı haline geldi. Hem pkk ile savaşta hem de yeraltındaki arap örgütleri temasta basamak olarak kullanıldı. Suriye’nin kolayca devrileceğine olan inanç Batının radikal örgütleri desteklemeye başlaması ile batılılar gibi arap radikal örgütleri ile temasa geçildi. Oysa Türkiye nin böyle geleneği ve geçmişi olmadığından tecrübesi de zayıftı ve tüm bunlar güçlü bir ekonomi güçlü bir sınır kapıları güçlü bir karşı koyuş (hava karada savaşan askeri (emperyal ) gücüne sahip ülkeler tarafında bu terör grupları ile güçlü devletler rahatça oynayabiliyordu. Ekonomisi kırılgan üretimi sürekli açık veren sınır koruması zayıf güçlü bir demokrasi geleneği olmayan ve dahası koaliyosyonlarla yaşamayı bilmeyen ve koalisyonları uzun yaşamayan Türkiye; yeni sistem arayışında olan tek kişinin iktidarına başkanlık hükümetini kuramamıştı. Ülkenin geleceğinde başka argümanlar arayışındaki hükümet Arap yer altı örgütleri temasta kendi alt terörünü yaratmıştı. Arap sorunlarının içine çekilmeye kendisine roller biçmeye ve büyük bir arap göçünün (Suriye) ülkeye girişi ekonominin para piyasası ile yaratılan artı bu göç dalgasında eridi. Yeteri kadar göç edenler ekonomiye kazandırılmadan başıboş bırakıldı. Esat ın eline bırakılmayan Suriye halkı kıyı denizlerimizde Avrupa ‘ya daha iyi yaşamak için giden kaçak göçün içinde kıyıya vuran küçük (çocuk) insan bedenleri ile göç sorunu artarak büyüdü. Yıpranmışlık hükümetin içindeki safrayı (17 aralık sendromu) dışarı atamaması, ekonomik açmaz göçün kendisini ekonomiye kazandırılmadan ülkeye bir yük olarak ve Türkiye nin bir kamburu olarak kaldı. Arap terör örgütleri iciçe geçen Türkiye kendisine yeni roller ve yeni dünyalar yaratma hayali ile halktan seçime 400 milletvekili isteği ile girildi. Hdp nin iyi bir siyaset yaparak sol fraksiyonları ve muhalifleri yanına alarak Sağ radikal seçmenler kadar oy alması 400 milletvekil hayali olan hükümetin tek başına iktidar hayalini suya düşürdü.
Ayrıca Kontrol Edin
tiwitter yazılarım15
Milliyetçi ümmetçi ile milliyetçiler karşı karşıya. Pragmatist yaklaşımla mafyalaşan milliyetçi parti ümmetçi, anti milliyetçi söylemi …
SosyalSanat Değişmeyen tek şey değişimdir