ahmet arif sayfası
UZUN SÜRMÜŞ BİR İNTİHAR…Ali DURGUN -18 Mayis 2010
68 Kuşağı üzerine çok şey söylendi
Ama 78’lilerin adını bile duyan olmadı.
Onlar, 12 Eylül’e 20’li yaşlarında yakalandılar ve şimdi orta yaşlı oldular.
Ne 68’liler gibi aşkla meydanlarda dolaşmanın dayanışma sevincini yaşayabildiler.
Ne 88’liler gibi her şeye boş verip, kendini kurtarma hırsını…
Ne sevebildiler doyasıya, ne dövüşebildiler hakkıyla.
68’le 88 arasına sıkışıp, darbeyle bölünmüş bir gençliğin
ortasında alabildiğince örselendiler.
Uzun sürmüş bir intihardı onlarınki…
İçeri düşenler, karanlık hücrelere gömdüler ilk gençlik heyecanlarını.
Dışarıda kalanlar ise, belki içerde işkence görenlerden daha çok acı çektiler.
İçeride direnen yada teslim olan yoldaşlarının çığlığı hiç silinmedi kulaklarından.
Fırtına dinip, toz duman dağılınca etrafa sağa sola savrulmuş bir kuşaktan,
Kırık dökük portreler kaldı… Sadece: Yanlış evlilikler, kaybolan dostluklar.
“dönek” arkadaşlar, kahramanlık hikayeleri, korku nöbetleri…
Darbeye teslim olmayanları, Dostların ihaneti teslim aldı…
İşkencede bükülmeyenler, dışarıdaki dağılmışlık ve yalnızlık karşısında yıkıldılar.
Ve hep yarım kalmış bir yürüyüşü tamamlayabilme hayaliyle tükettiler ilk gençliklerini…
Orta yaş kapıyı çaldığında adım adım sürdürdükleri bu intihar hala sürüyordu.
Ama 78’lilerin adını bile duyan olmadı.
Onlar, 12 Eylül’e 20’li yaşlarında yakalandılar ve şimdi orta yaşlı oldular.
Ne 68’liler gibi aşkla meydanlarda dolaşmanın dayanışma sevincini yaşayabildiler.
Ne 88’liler gibi her şeye boş verip, kendini kurtarma hırsını…
Ne sevebildiler doyasıya, ne dövüşebildiler hakkıyla.
68’le 88 arasına sıkışıp, darbeyle bölünmüş bir gençliğin
ortasında alabildiğince örselendiler.
Uzun sürmüş bir intihardı onlarınki…
İçeri düşenler, karanlık hücrelere gömdüler ilk gençlik heyecanlarını.
Dışarıda kalanlar ise, belki içerde işkence görenlerden daha çok acı çektiler.
İçeride direnen yada teslim olan yoldaşlarının çığlığı hiç silinmedi kulaklarından.
Fırtına dinip, toz duman dağılınca etrafa sağa sola savrulmuş bir kuşaktan,
Kırık dökük portreler kaldı… Sadece: Yanlış evlilikler, kaybolan dostluklar.
“dönek” arkadaşlar, kahramanlık hikayeleri, korku nöbetleri…
Darbeye teslim olmayanları, Dostların ihaneti teslim aldı…
İşkencede bükülmeyenler, dışarıdaki dağılmışlık ve yalnızlık karşısında yıkıldılar.
Ve hep yarım kalmış bir yürüyüşü tamamlayabilme hayaliyle tükettiler ilk gençliklerini…
Orta yaş kapıyı çaldığında adım adım sürdürdükleri bu intihar hala sürüyordu.
Ali’ ye bir ekleme de benden;Adları bile duyulmayan, siperden sipere, ölümden ölüme koşan 78 lileri, kimler yönetti? Kimler onları böldü parçaladı? Sol içinde birbirine düşman etti? 78 lilerin, neferi olduğu , ben diyeyin 72, siz deyin 172 fraksiyonun, belli başlı ideoloğları ve yöneticileri kimdi? 68 liler.
Mehmet Nazım ÖZTÜRK
Hayal kurdu 78 kuşağı hayalini zindanlarda yaşadı
Dışardakiler darbenin gölgesinde yaşam savaşına girdi ve herkes yenilmişti.
Sol yenilmişti. Demokratlar silinmiş ortada kalan libareller ve merkez sağ iktidara tek başına gelmişti.
dünyadaki sol rüzgar bitmiş artık kapitalizm solun son kalelerini yıkıp sol teoriyi geri adım attırmanın peşindeydi. Sovyetlerin sağa yönelişinin işaretleri ile toplum üzerine ölü toprağı serpiliyordu. 90 larda Ütopya zedelenmiş teorileri çökmüş elde içeri düşen örgüt liderleri ve elemanları kalıyordu. Geriye ütopya ya can verecek teoriyi yeşertecek kadrolar kendi teorileri içinde ama kendi pratikleri ile yok oluyordu. Teori büyür gelişir ve güçlenirdi. 78 kuşağının teorisini kendisi bölünerek çoğaldı. ve bölünerek küçülerek yürüdüler ve sonunda darbe ile yenildiler. Kimse yenilmenin muhasebesini yapmadı sosyal demokratlar bile artık teorisiz kaldılar. iktidara yürümeyi bırak iktidarda ortaklık bile yapamadılar. Kürt solcuları kürt milliyetçisi oldu. sonuç olarak Türk soluna Atatürk milliyetçiliği Kürt soluna ise kürt milliyetçiliği yapmak kaldı.
İbrahim Can
SosyalSanat Değişmeyen tek şey değişimdir