Şirincem
Özgün adı olan Kırkınca’nın efsanevi bir çağda dağlara vuran kırk kişiye atfen verildiği rivayet edilir. Rum telaffuzunda Kirkice, Kirkince ve nihayet Çirkince gibi biçimler alan bu ad, Cumhuriyet’in ilk yıllarında dönemin İzmir valisi Kazım Dirik’in talimatıyla Şirince şeklinde resmîleştirilmiştir.
19. yüzyılda, özellikle ihracata yönelik incir üretimiyle ünlü, 1.800 haneli bir Rumkasabasıydı. 1923’te Türkiye-Yunanistan Nüfus Mübadelesi sonucu Rumların ayrılmasıyla (çoğu Katerin’nın Nea Efesos köyüne yerleşmiştir), Kavala’nın Müştiyan (Moustheni) ve Samoko (Domatia) köylerinden gelen mübadillerle iskân edilmiştir. Mahalle içinde iki Rum kilisesi bulunmaktadır. Şirince’de hiçbir ev diğerinin manzarasını kapatmaz. Nişanyana göre ise Şirince (Çirkince) köyünün bulunduğu konumda 14. veya 15. yüzyıllarda bir Rum köyü bulunmaktaydı ve sonraları köy boşaltılmıştı. 18. yüzyılda ise Güney Arnavutluktan bir kısım Rum Şirince (Çirkince)’ye iskân edildi ve köy kısa süre içinde tekrar canlandı. Rumlar garip olarak köye yerleştiklerinden beri dil olarak Türkçe ana dilliydiler. Köy mimarisine bakılınca Güney Arnavutluk (Berat- Arnavutluk’un bir kenti) mimarisinin korunmuş olduğu göze çarpmaktadır. Rumların Yunanistan’a gidişi ile Mübadele sonrası Şirince’ye Yunanistan göçmenleri yerleştirildi.
Kıyamette güvenli bölge
Mahalle, Maya takvimine göre 21 Aralık 2012’de kopacak olan kıyamette güvenli bölge olduğu gerekçesiyle gündeme gelmiştir. 21 Aralık 2012 günü yaklaşık 150 polis ve jandarma biriminin yanı sıra 270 basın mensubu bölgeye gelmiştir. Ziyaretçi sayısında beklenen artışın aksine düşüş bile gözlemlenmiştir.
Vikipedi/alıntı
SosyalSanat Değişmeyen tek şey değişimdir











